MP Dosya

Savaş veya Salgınlar Defalarca Camileri Kapattı, Ya Koronavirüs!..

26 Nisan 2020 00:09

Salgın nedeniyle atılan bu geniş kapsamlı adımlar, 1400 küsur yıllık İslam tarihine bakıldığında olağandışı bir durumu daha gözler önüne serdi. Tarihte, Ramazan ayında ibadetleri tüm coğrafyanın bu ölçekte askıya aldığını gösteren başka bir kanıt henüz ortaya atılmadı.

Muslim Port Haber Merkezi | Salih Eser

Koronavirüs, Ramazan'ı eşi görülmemiş bir ölçekte etkilese de, tarihe bakıldığında Müslümanlar geleneklerinde ilk kez bu durumla karşı karşıya kalmış değil.

Koronavirüs pandemisi dünya çapında ciddi değişiklikler getirdi. Birçok insan işsizlikle karşı karşıya kaldı, seyahat planları iptal edildi. Bazı kurumlar evden çalışırken, sosyal mesafe kurallarına geçildi. İnsanların kendini izole etme durumundan dolayı da halka açık yerler boş kaldı.

Çoğu ülke yeni virüsün yayılmasını engellemek için hareket alanlarına kısıtlamalar getirdikçe, bir noktada 3 milyar insanın mahsur kaldığı rapor edildi.

Bu duruma Müslümanlar da dahil olmak üzere diğer dini gruplarında uyum sağladığı görülüyor.

Koronavirüs salgınının hedefindeki Müslüman nüfus - yaklaşık 2 milyar insan - Ramazan ayını yeni gerçeklikler eşliğinde geçirecek. Kalabalık toplantılardan kaçınılacak, toplu ibadet ve dualar terk edilecek, hatta yardımlar uzaktan sunulacak.

Kutsal 3 Mescid Salgından Etkilendi, İbadet Sınırlaması Getirildi

Müslümanların çoğunlukta olduğu çoğu ülkede camiler kapandı ve aynı anda binlerce kişinin ibadet ettiği Cuma ve Teravih namazları askıya alındı.

Suudi Arabistan makamları Haremeyn’e ibadet kısıtlaması getirdi, umre ibadeti süresiz olarak askıya alındı.


Suudi Arabistan makamlarının yaptığı açıklamada, Harem-i Şerif ve Mescid-i Nebevî’de cami çalışanlarının katılımıyla Ramazan ayında namazların kılınacağını, ancak halkın katılımının yasak olacağını duyurdu.

Kudüs’te Mescidi Aksa da dahil olmak üzere tüm camiler ibadete kapatıldı. Cuma ve teravih namazlarının evden eda edileceği duyuruldu.

Koronavirüs Tüm İslam Coğrafyasında İbadetleri Etkiledi

Salgın nedeniyle atılan bu geniş kapsamlı adımlar, 1400 küsur yıllık İslam tarihine bakıldığında olağandışı bir durumu daha gözler önüne serdi. Tarihte, Ramazan ayında ibadetleri tüm coğrafyanın bu ölçekte askıya aldığını gösteren başka bir kanıt henüz ortaya atılmadı.

Tarihe bakıldığında, toplu ibadetlerin Müslüman coğrafyasında kısmen veya tamamen durdurulduğu zamanlar oldu.

Katar'daki Hamad Bin Khalifa Üniversitesi İslami Mevzuat ve Etik Araştırma Merkezi'nde yardımcı doçent Mutaz Al-Khatib, "Camilerin kapatılması veya toplu ibadetlerin iptal edilmesi tarihimizde birçok kez farklı nedenlerle yaşandı" dedi. Savaşların, sel gibi doğal afetlerin veya salgın hastalıkların farklı zamanlarda da olsa daha önce dini yaşantıyı etkilediğini söyledi.

 İşte Müslümanların, tarih boyunca İslami geleneklerini kriz koşulları altında değiştirdiğini gösteren bazı örnekler...

Karmatiler Haccı 10 Yıl Yasakladı

Fatımiler Devletinden ayrılan Şii Karmatiler Devleti'nin, (Hicri 317) Miladi 930 yılı öncesinde Mekke çevresine ve hac yollarına sürekli saldırılar düzenlemeye başlaması üzerine Mekke'ye hacca gelenlerin sayısı her yıl azalmaya başladı.

Bunun üzerine İslam alimleri 930'da can ve mal güvenliğinin bulunmaması dolayısıyla hacca gitmemenin caiz olduğu yönünde fetva çıkardı.

Aynı yılda Karmatilerin lideri Ebu Tahir el-Karmati Mekke'ye baskın düzenleyerek on binlerce hacıyı öldürdü.

Tarihçiler, Karmatilerin cahiliye döneminden kalan ve putlara tapmak gibi bir adet olarak gördüğü haccı 10 yıldan fazla yasakladığını belirtiyor.

Şii Karmatiler Mekke'den ayrılmadan önce Kabe'nin kapısını ve Hacerü'l-Esved'i çalarak o dönem başkentleri olan Hecer'e (Suudi Arabistan'ın doğusundaki El-Katif kenti) götürdüler ve 20 yıl ellerinde kaldı. Abbasiler daha sonra Hicri 337'de 120 bin dinar ödeyerek bunları geri aldı.

19. yy - Kolera Salgını

19. yüzyıl boyunca birkaç kez yıkıcı kolera salgını yaşandı. 1837 ve 1846'da Hac ibadetinin askıya alınmasına neden oldu.

Suudi Arabistan'ın Mekke'yi içeren bir bölgesi olan Hicaz'da 1865'te hastalığın tekrar yaşanmasıyla İstanbul'da uluslararası bir konferans düzenlendi.

Hacı adaylarının hastalığın yayılmasının sınırlanmasına yardımcı olmak için Sina ve Hicaz gibi yerlerde karantina bölgelerinin kurulmasına karar verildi.

1830 ve 1930 yılları arasında hacıları da etkileyen birbirinden farklı dönemlerde en az 27 kolera salgını yaşandığı bildirildi.

1979 - Kabe Baskını


Cuheyman el-Uteybi liderliğindeki yaklaşık 500 kişilik Yeni İhvan adlı grup, Hicri takvime göre 15. yüzyılın ilk günü olan 20 Kasım 1979'da sabah namazında Kabe'ye baskın düzenledi.

İsyancılar, kraliyetin yönetimi bırakması, Suudi Arabistan'ın batılı süper güçlerle olan ilişkilerini sonlandırması, batı ülkelerine petrol satışının durdurulması ve yabancı askeri üslerin kapatılmasını da içeren bir dizi siyasi talebi dile getirdi.

Suudi Arabistan'ın en önemli resmi kurumlarından Yüksek Alimler Heyeti, Suud rejimine, isyancılara karşı silahlı müdahale fetvası verdi. Yaklaşık 15 gün boyunca devam eden baskın, Fransa'dan gelen özel bir timin yardımıyla sona erdirildi. Fransız askerlerinin, gayrimüslimlerin alınmadığı Mekke'ye, alimlerin fetvası üzerine kelime-i şehadet getirerek girdiği iddia edildi.

İki haftalık sürecin sonunda, 127 Suud askeri, 117 Yeni İhvan grubu üyesi ve olay sırasında çevrede bulunan 26 kişi hayatını kaybetti. Cuheyman da dahil ele geçirilen 63 Yeni ihvan üyesi idam edildi. Bu 2 haftalık süreçte kutsal mekan ibadete kapalı kaldı.

2014 - Ebola Salgını