Yakın Asya

Afganistan İle Pakistan Arasındaki 'İngiliz' Sınırı: Durand Hattı Nedir?

02 Ocak 2022 12:08

Afganistan ile Pakistan arasındaki sınır hattını teşkil eden Durand Hattı, bölgede yaşayan Müslüman Peştun halkları da birbirinden ayırıyor.

Afganistan ile Pakistan arasındaki sınır hattını oluşturan Durand Hattı, bölgede yaşayan Müslüman Peştun halkları da birbirinden ayırıyor.

Bu yönüyle tartışmalara yol açan Durand Hattı, Irak ile Suriye sınırını ayıran Sykes-Picot Anlaşması'na da benzetiliyor.

Durand Hattı Nedir?

İlk olarak 12 Kasım 1893'te hayata geçirilen hat, ismini İngiliz diplomat Mortimer Durand'dan alıyor. Mortimer Durand ile dönemin Afganistan Emiri Abdurrahman Han arasında imzalanan anlaşmayla, Afganistan ile İngiliz kontrolündeki Hindistan'ın sınır hattı belirlenmiş oldu.

Söz konusu hat, 1919 yılında akdedilen Afgan-İngiliz anlaşmasıyla da nihai halini aldı.

Çizilen hat, Afganistan'ı Hindistan'dan ayırırken, 1947 yılında Hindistan'ın bölünmesiyle doğan Pakistan da bu hattı sınır olarak belirledi. Ancak hiçbir Afgan yönetimi söz konusu hattı resmi sınır olarak kabul etmedi.

Sınır hattı üzerinde gerilim sürekli olarak devam etse de, Afganistan'ın 1970'lerin sonunda savaş ve istikrarsızlığa sürüklenmesi, sınır hattının Pakistan lehine korunmasına yol açtı. Pakistan, Durand Hattı'nın birçok bölgesinde Afganistan sınırını ihlal ederek karakollar teşkil etti.

afg1890.jpg

Durand Hattı'nın çizilmesinden önce Afganistan'ın doğu sınırına dair bir harita. Badahşan doğusu, Nuristan (Kafiristan) ve Kunar henüz Afganistan topraklarına dahil değil. Ancak günümüzde ,Pakistan içinde kalan Peştun bölgelerinin birçoğu Afganistan kontrolünde

Hat Kimi İkiye Bölüyor?

Durand Hattı ile, bölgenin en kalabalık etnik unsuru olan Peştunlar ikiye ayrılıyor. Aynı zamanda Pakistan ile Afganistan'da yaşayan Beluçlar da hat ile birbirlerinden ayrılmış oluyorlar.

Hat ile birlikte, Pakistan'ın batısındaki Peştun Kabile Bölgeleri Afganistan'dan koparıldı. Ancak dağlık olan bu bölge, kültürel ve siyasi kodları tamamıyla Afganistan'a entegre durumda olduğundan, bölgenin Afganistan'dan koparılması harita üzerinde olduğu kadar kolay olmadı.

durand.jpg

Sınırın Afganistan tarafında 15 ila 20 milyon arası Peştun yaşarken, Pakistan tarafında 45 milyon civarında Peştun yaşıyor. Benzer şekilde Afganistan'da yaşayan Beluçların sayısı yaklaşık 1 milyon iken, Pakistan'da bu nüfus 7 milyonu geçiyor. Kültürel yönden Pakistan'daki Peştun ve Beluçlar, Hint Altkıtası kültüründen daha çok Afgan kültürüne yakınlık arz ediyor.

Pakistan'ın batısındaki Peştun Kabile Bölgeleri ile Hayber Pahtunhva'da yaşanan siyasi ve askeri gerilimler, bölgenin Afganistan'dan koparılması ve bölgede Pakistan otoritesinin tesis edilmesiyle de yakından bağlantılı.

Bölge halkının büyük kısmı, Pakistan idaresi altında yaşamaya sıcak bakmadığı ifade ediliyor. Bölgenin Peştunları, kültürel ve etnik olarak Afganistan tarihine bağlılar.

Durand Hattı'nın Meşruiyeti

Günümüzde Durand Hattı'na dair tartışmalar genel olarak hattın meşruiyeti çerçevesinde ele alınıyor.

Özellikle Afganlar, gerek hattı kabul eden yönetimin kararının kabul edilemezliğini gerekse tarihi süreci ileri sürerek, Durand Hattı'nın meşru olmadığını savunuyor.

Pakistan ise, mevcut Pakistan devletinin bölgedeki İngiliz İmparatorluğu'na halef olduğunu, bu sebeple anlaşmaların aynen geçerliliğini koruyacağını savunuyor.

Siyaset bilimciler, tarihi süreci ele aldıklarında, Durand Hattı'nı teknik olarak iki devlet arasında imzalanan bir barış anlaşması olarak kabul etmiyor. Daha çok, bir devletin hükümdarı ile diğer devletin temsilcileri arasında imzalanan bir anlaşma olduğu ve tahta çıkan diğer hükümdarın tasdikine muhtaç olduğu görüşü ağır basıyor.

Buna kanıt olarak, anlaşmayı 1893'de imzalayan Abdurrahman Han'dan sonra gelen yöneticilerin anlaşmayı tasdik etmeme isteği ve bu gerilimin İngiliz güçleriyle savaşa dek varması gösteriliyor.

Anlaşma iki devlet arasındaki bir sınır belirleme anlaşması olsaydı, böylesi gerilimlerin olmayacağı kanaati dile getiriliyor.

1947'de Pakistan'ın bağımsız olmasıyla Afganlar hattı tanımadıklarını açıklamıştı. Bu da hukuken iki taraf arasında bağlayıcı bir anlaşma olmadığı şeklinde yorumlanıyor. Ancak halihazırda Durand Hattı meşruiyetini hukuktan değil askeri güçten aldığı için bu tartışmalar sahaya yansımıyor.

Afganistan'da Yeni Dönem

Afganistan'da 2021 yılının Ağustos ayında Taliban'ın iktidara gelmesi, aynı zamanda ülkenin yaklaşık 40 yıl aradan sonra yeniden istikrar kazanmasına ve üniter bir devlet yapısı elde etmesine bir fırsat sağladı.

Bununla beraber yeni yönetim, Durand Hattı üzerinde Pakistan'ın sınırı ihlal eden karakollarıyla yer yer çatışmalar yaşadı. Pakistan'ı kendi sınırları içerisine çekilmeye zorladı. Ayrıca sınır hattı üzerine inşa edilmek istenen sınır çitleri ve dikenli teller de söküldü.

Tüm bunlara paralel olarak yeni yönetimin yetkililerinin Pakistan yönetimi aleyhindeki açıklamaları dikkat çekti.

Özellikle Durand Hattı'nın Taliban tarafından da meşru bir sınır hattı olarak kabul edilmediği bölge kaynaklarınca vurgulanıyor.

Yeni dönemde Durand Hattı'nın Afganistan ile Pakistan arasındaki gerilimi artıracağı düşünülüyor.

Mepa News

Afganistan ile Pakistan arasındaki sınır hattını oluşturan Durand Hattı, bölgede yaşayan Müslüman Peştun halkları da birbirinden ayırıyor.

Bu yönüyle tartışmalara yol açan Durand Hattı, Irak ile Suriye sınırını ayıran Sykes-Picot Anlaşması'na da benzetiliyor.

Durand Hattı Nedir?

İlk olarak 12 Kasım 1893'te hayata geçirilen hat, ismini İngiliz diplomat Mortimer Durand'dan alıyor. Mortimer Durand ile dönemin Afganistan Emiri Abdurrahman Han arasında imzalanan anlaşmayla, Afganistan ile İngiliz kontrolündeki Hindistan'ın sınır hattı belirlenmiş oldu.

Söz konusu hat, 1919 yılında akdedilen Afgan-İngiliz anlaşmasıyla da nihai halini aldı.

Çizilen hat, Afganistan'ı Hindistan'dan ayırırken, 1947 yılında Hindistan'ın bölünmesiyle doğan Pakistan da bu hattı sınır olarak belirledi. Ancak hiçbir Afgan yönetimi söz konusu hattı resmi sınır olarak kabul etmedi.

Sınır hattı üzerinde gerilim sürekli olarak devam etse de, Afganistan'ın 1970'lerin sonunda savaş ve istikrarsızlığa sürüklenmesi, sınır hattının Pakistan lehine korunmasına yol açtı. Pakistan, Durand Hattı'nın birçok bölgesinde Afganistan sınırını ihlal ederek karakollar teşkil etti.

afg1890.jpg

Durand Hattı'nın çizilmesinden önce Afganistan'ın doğu sınırına dair bir harita. Badahşan doğusu, Nuristan (Kafiristan) ve Kunar henüz Afganistan topraklarına dahil değil. Ancak günümüzde ,Pakistan içinde kalan Peştun bölgelerinin birçoğu Afganistan kontrolünde

Hat Kimi İkiye Bölüyor?

Durand Hattı ile, bölgenin en kalabalık etnik unsuru olan Peştunlar ikiye ayrılıyor. Aynı zamanda Pakistan ile Afganistan'da yaşayan Beluçlar da hat ile birbirlerinden ayrılmış oluyorlar.

Hat ile birlikte, Pakistan'ın batısındaki Peştun Kabile Bölgeleri Afganistan'dan koparıldı. Ancak dağlık olan bu bölge, kültürel ve siyasi kodları tamamıyla Afganistan'a entegre durumda olduğundan, bölgenin Afganistan'dan koparılması harita üzerinde olduğu kadar kolay olmadı.

durand.jpg

Sınırın Afganistan tarafında 15 ila 20 milyon arası Peştun yaşarken, Pakistan tarafında 45 milyon civarında Peştun yaşıyor. Benzer şekilde Afganistan'da yaşayan Beluçların sayısı yaklaşık 1 milyon iken, Pakistan'da bu nüfus 7 milyonu geçiyor. Kültürel yönden Pakistan'daki Peştun ve Beluçlar, Hint Altkıtası kültüründen daha çok Afgan kültürüne yakınlık arz ediyor.

Pakistan'ın batısındaki Peştun Kabile Bölgeleri ile Hayber Pahtunhva'da yaşanan siyasi ve askeri gerilimler, bölgenin Afganistan'dan koparılması ve bölgede Pakistan otoritesinin tesis edilmesiyle de yakından bağlantılı.

Bölge halkının büyük kısmı, Pakistan idaresi altında yaşamaya sıcak bakmadığı ifade ediliyor. Bölgenin Peştunları, kültürel ve etnik olarak Afganistan tarihine bağlılar.

Durand Hattı'nın Meşruiyeti

Günümüzde Durand Hattı'na dair tartışmalar genel olarak hattın meşruiyeti çerçevesinde ele alınıyor.

Özellikle Afganlar, gerek hattı kabul eden yönetimin kararının kabul edilemezliğini gerekse tarihi süreci ileri sürerek, Durand Hattı'nın meşru olmadığını savunuyor.

Pakistan ise, mevcut Pakistan devletinin bölgedeki İngiliz İmparatorluğu'na halef olduğunu, bu sebeple anlaşmaların aynen geçerliliğini koruyacağını savunuyor.

Siyaset bilimciler, tarihi süreci ele aldıklarında, Durand Hattı'nı teknik olarak iki devlet arasında imzalanan bir barış anlaşması olarak kabul etmiyor. Daha çok, bir devletin hükümdarı ile diğer devletin temsilcileri arasında imzalanan bir anlaşma olduğu ve tahta çıkan diğer hükümdarın tasdikine muhtaç olduğu görüşü ağır basıyor.

Buna kanıt olarak, anlaşmayı 1893'de imzalayan Abdurrahman Han'dan sonra gelen yöneticilerin anlaşmayı tasdik etmeme isteği ve bu gerilimin İngiliz güçleriyle savaşa dek varması gösteriliyor.

Anlaşma iki devlet arasındaki bir sınır belirleme anlaşması olsaydı, böylesi gerilimlerin olmayacağı kanaati dile getiriliyor.

1947'de Pakistan'ın bağımsız olmasıyla Afganlar hattı tanımadıklarını açıklamıştı. Bu da hukuken iki taraf arasında bağlayıcı bir anlaşma olmadığı şeklinde yorumlanıyor. Ancak halihazırda Durand Hattı meşruiyetini hukuktan değil askeri güçten aldığı için bu tartışmalar sahaya yansımıyor.

Afganistan'da Yeni Dönem

Afganistan'da 2021 yılının Ağustos ayında Taliban'ın iktidara gelmesi, aynı zamanda ülkenin yaklaşık 40 yıl aradan sonra yeniden istikrar kazanmasına ve üniter bir devlet yapısı elde etmesine bir fırsat sağladı.

Bununla beraber yeni yönetim, Durand Hattı üzerinde Pakistan'ın sınırı ihlal eden karakollarıyla yer yer çatışmalar yaşadı. Pakistan'ı kendi sınırları içerisine çekilmeye zorladı. Ayrıca sınır hattı üzerine inşa edilmek istenen sınır çitleri ve dikenli teller de söküldü.

Tüm bunlara paralel olarak yeni yönetimin yetkililerinin Pakistan yönetimi aleyhindeki açıklamaları dikkat çekti.

Özellikle Durand Hattı'nın Taliban tarafından da meşru bir sınır hattı olarak kabul edilmediği bölge kaynaklarınca vurgulanıyor.

Yeni dönemde Durand Hattı'nın Afganistan ile Pakistan arasındaki gerilimi artıracağı düşünülüyor.

Mepa News