Kuzey Afrika

Ezher’den Müslüman Kardeşler'e Katılımı Yasaklayan Fetva

21 Aralık 2020 23:49

Mısır'da, darbeci Sisi Yönetimi'nin Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nı terör ile ilişkilendirmesinin ardından cunta himayesindeki Ezher'de, İhvan'a katılımı yasaklayan fetva yayınladı.

Muslim Port Haber Merkezi | Fahrettin Uras

El-Ezher... Mısır'da İslam İlimleri ve fen bilimleri üzerine eğitim veren üniversite. İslâm dünyasının halen yaşamakta olan en eski dinî eğitim kurumu durumundaki cami ve etrafındaki külliye.

Ancak son yıllarda ülkedeki darbeci yönetimin etkisi altına girmesiyle tarihi geçmişinden kopuk bir metod izliyor. Ülkenin benzer şekilde tarihi bir geçmişi olan, eğitim ve ilim yuvası haline gelen Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nı hedef alan son fetvasıyla bunu bir kez daha gözler önüne serdi.

El-Ezher ilk kez, Mısır'da darbeyle başa gelen Sisi otoritesi tarafından resmi olarak “terör” ile ilişkilendirilen İhvan’a (Müslüman Kardeşler) katılımı yasaklayan bir fetva çıkardı.

El-Ezher Uluslararası Elektronik Fetva Merkezi tarafından yayınlanan fetvada uzun uzun şuçlar itham edilen İhvan'a katılmanın sözde “şer’i olarak yasak” olduğu kanaati aktarıldı.

El-Ezher’in fetvasındaki ilginç açıklamaya göre “Allah kullarına doğru yolda yürümelerini ve insanı hak yolu izlemekten alıkoyan her yoldan uzak durmalarını emretmiştir.”

Mısır'da darbeci otoriteler 2014 yılının kasım ayından beri İhvan’ı “terör” ile ilişkilendiriyyr. Mısır'ın halk tarafından seçilmiş ilk ve tek Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin darbeyle devrilmesinin ardından İhvan'ın yüzlerce mensubu ve lideri şiddet eylemlerine azmettirme ya da bizzat gerçekleştirme gibi suçlar istinad edilerek yargılanmaya başladı

Suudi Arabistan ve BAE'nin Dini Konseylerinin Açıklaması Alıntılandı

Tarihi birikimini hiçe sayan El-Ezher’in fetvasının Suudi Arabistan Kıdemli Alimler Konseyi’nin tutumu ile uyumlu gelmesi ise dikkatlerden kaçmadı.

Nitekim Suudi konseyi geçtiğimiz kasım ayının ortasında İhvan’ın, İslam’ın yaklaşımını temsil etmeyen, partizan, din kisvesi altında hareket eden ve ayrılığı, fitneyi, şiddeti ve terörizmi körükleyen gibi bir dizi adeta İhva'a mensup olanların dinsiz, İslam ile bir bağı olmayan gibi algılaya sürüklendiği akıl almaz bir açıklama yayınlarak bu harekete mensup olanlara ya da sempati besleyenlere karşı tehitsel açıklama yapmıştı. Bu tutum aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Fetva Konseyi tarafından da destekleniyor.

El-Ezher’in fetvasında şu ifadeler yer alıyordu:

“Allah’ın kitabı ile resulünün sünnetlerine tutunup bu ikisini şeriatın makasıdlarına ve söylem içtimasının temellerine göre kavramak ve safları birleştirip fitne ve buna sebep olan şeylerden uzak durmak Allah’ın rızasını kazanmanın tek yoludur. Kamu, özel, küçük ve büyük herkesin nezdinde bu grupların bazı metinleri karalamak, bunları bağlamlarından kopararak hedeflerini ya da siyasi emellerini gerçekleştirmek için kullanmak, tek bir vatanın evlatları ve hatta tüm insanlığın arasına fitne ve nifak tohumları ekerek yeryüzünde fesat çıkarmak ve toplumları kafirlikle ya da başka şeylerle suçlamakla ne yaptıkları anlaşıldı. Şeytan, onlara yaptıkları şeyi güzel göstererek Allah’ın yolundan saptırdı.”

El-Ezher fetvasının sonunda “Yukarıda sözü edilen şeyler ile bu gruplara katılmak yasaklanmıştır ve sunulan kanıtlardan hareketle bu gibi aşırılık yanlısı gruplara mensup olmak şer’i olarak haramdır” ifadelerini kullandı.

El-Ezher’in fetvasına ilişkin yorum yapan Mısır İslam İşleri Yüksek Konseyi üyesi Halid el-Cundi de akıl tutulması olan olan bu fetvayı tüm İslam dünyasının “beklediğini” ileri sürdü.

Müslüman Kardeşler'in lideri Muhammed Mursi, 2012 yılında seçimle Mısır Cumhurbaşkanı olmuş ancak ülkede 2013 yılında yaşanan cunta darbesinin ardından hapsedilmişti. Mursi, 2019 yılında yargılandığı sırada cunta zindanlarında vefat etmişti.

Temmuz 2013'te ordunun yönetime el koymasının ardından darbe karşıtı gösterilerin merkezi olan Rabiatul Adeviyye ve Nahda meydanlarına 14 Ağustos 2013'te yapılan kanlı müdahaleleri protesto için pek çok kentte gösteriler düzenlenmişti.

İskenderiye kentinde düzenlenen gösterilere güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu 2'si güvenlik güçlerinden 15 kişi hayatını kaybetmiş, çoğunluğu İhvan mensubu darbe karşıtı çok sayıda kişi tutuklanmıştı.

Daha sonra tutuklama furyası artarak devam etti. Aralarında lider kadrosunun da yer aldığı yüzlerce Müslüman Kardeşler mensubu tutuklandı.

İhvan'ın Son Lideri Mahmut İzzat'de Tutuklandı

Mısır'da cunta yönetimi son olarak, yedi yıldır aranan Müslüman Kardeşler hareketinin üst düzey yetkilisi Mahmut Ezzat'ın Ağustos ayı sonunda tutuklamıştı.

Mısır İçişleri Bakanlığı, 76 yaşındaki Ezzat'ın yurt dışında olduğu söylentilerine rağmen başkent Kahire'deki bir ev baskınında bulunduğunu açıklamıştı. 

Mahmut Ezzat, Müslüman Kardeşler'in eski lideri Muhammed Badei'nin yardımcılığını yapmıştı. Ezzat, Badei'nin 2013'te tutuklanmasının ardından hareketin geçici lideri olmuştu. İhvan lideri geçtiğimiz günlerde görülen davasında ise tanınmaz halde mahkeme salonuna gelmişti.

Muslim Port Haber Merkezi | Fahrettin Uras

El-Ezher... Mısır'da İslam İlimleri ve fen bilimleri üzerine eğitim veren üniversite. İslâm dünyasının halen yaşamakta olan en eski dinî eğitim kurumu durumundaki cami ve etrafındaki külliye.

Ancak son yıllarda ülkedeki darbeci yönetimin etkisi altına girmesiyle tarihi geçmişinden kopuk bir metod izliyor. Ülkenin benzer şekilde tarihi bir geçmişi olan, eğitim ve ilim yuvası haline gelen Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nı hedef alan son fetvasıyla bunu bir kez daha gözler önüne serdi.

El-Ezher ilk kez, Mısır'da darbeyle başa gelen Sisi otoritesi tarafından resmi olarak “terör” ile ilişkilendirilen İhvan’a (Müslüman Kardeşler) katılımı yasaklayan bir fetva çıkardı.

El-Ezher Uluslararası Elektronik Fetva Merkezi tarafından yayınlanan fetvada uzun uzun şuçlar itham edilen İhvan'a katılmanın sözde “şer’i olarak yasak” olduğu kanaati aktarıldı.

El-Ezher’in fetvasındaki ilginç açıklamaya göre “Allah kullarına doğru yolda yürümelerini ve insanı hak yolu izlemekten alıkoyan her yoldan uzak durmalarını emretmiştir.”

Mısır'da darbeci otoriteler 2014 yılının kasım ayından beri İhvan’ı “terör” ile ilişkilendiriyyr. Mısır'ın halk tarafından seçilmiş ilk ve tek Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin darbeyle devrilmesinin ardından İhvan'ın yüzlerce mensubu ve lideri şiddet eylemlerine azmettirme ya da bizzat gerçekleştirme gibi suçlar istinad edilerek yargılanmaya başladı

Suudi Arabistan ve BAE'nin Dini Konseylerinin Açıklaması Alıntılandı

Tarihi birikimini hiçe sayan El-Ezher’in fetvasının Suudi Arabistan Kıdemli Alimler Konseyi’nin tutumu ile uyumlu gelmesi ise dikkatlerden kaçmadı.

Nitekim Suudi konseyi geçtiğimiz kasım ayının ortasında İhvan’ın, İslam’ın yaklaşımını temsil etmeyen, partizan, din kisvesi altında hareket eden ve ayrılığı, fitneyi, şiddeti ve terörizmi körükleyen gibi bir dizi adeta İhva'a mensup olanların dinsiz, İslam ile bir bağı olmayan gibi algılaya sürüklendiği akıl almaz bir açıklama yayınlarak bu harekete mensup olanlara ya da sempati besleyenlere karşı tehitsel açıklama yapmıştı. Bu tutum aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Fetva Konseyi tarafından da destekleniyor.

El-Ezher’in fetvasında şu ifadeler yer alıyordu:

“Allah’ın kitabı ile resulünün sünnetlerine tutunup bu ikisini şeriatın makasıdlarına ve söylem içtimasının temellerine göre kavramak ve safları birleştirip fitne ve buna sebep olan şeylerden uzak durmak Allah’ın rızasını kazanmanın tek yoludur. Kamu, özel, küçük ve büyük herkesin nezdinde bu grupların bazı metinleri karalamak, bunları bağlamlarından kopararak hedeflerini ya da siyasi emellerini gerçekleştirmek için kullanmak, tek bir vatanın evlatları ve hatta tüm insanlığın arasına fitne ve nifak tohumları ekerek yeryüzünde fesat çıkarmak ve toplumları kafirlikle ya da başka şeylerle suçlamakla ne yaptıkları anlaşıldı. Şeytan, onlara yaptıkları şeyi güzel göstererek Allah’ın yolundan saptırdı.”

El-Ezher fetvasının sonunda “Yukarıda sözü edilen şeyler ile bu gruplara katılmak yasaklanmıştır ve sunulan kanıtlardan hareketle bu gibi aşırılık yanlısı gruplara mensup olmak şer’i olarak haramdır” ifadelerini kullandı.

El-Ezher’in fetvasına ilişkin yorum yapan Mısır İslam İşleri Yüksek Konseyi üyesi Halid el-Cundi de akıl tutulması olan olan bu fetvayı tüm İslam dünyasının “beklediğini” ileri sürdü.

Müslüman Kardeşler'in lideri Muhammed Mursi, 2012 yılında seçimle Mısır Cumhurbaşkanı olmuş ancak ülkede 2013 yılında yaşanan cunta darbesinin ardından hapsedilmişti. Mursi, 2019 yılında yargılandığı sırada cunta zindanlarında vefat etmişti.

Temmuz 2013'te ordunun yönetime el koymasının ardından darbe karşıtı gösterilerin merkezi olan Rabiatul Adeviyye ve Nahda meydanlarına 14 Ağustos 2013'te yapılan kanlı müdahaleleri protesto için pek çok kentte gösteriler düzenlenmişti.

İskenderiye kentinde düzenlenen gösterilere güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu 2'si güvenlik güçlerinden 15 kişi hayatını kaybetmiş, çoğunluğu İhvan mensubu darbe karşıtı çok sayıda kişi tutuklanmıştı.

Daha sonra tutuklama furyası artarak devam etti. Aralarında lider kadrosunun da yer aldığı yüzlerce Müslüman Kardeşler mensubu tutuklandı.

İhvan'ın Son Lideri Mahmut İzzat'de Tutuklandı

Mısır'da cunta yönetimi son olarak, yedi yıldır aranan Müslüman Kardeşler hareketinin üst düzey yetkilisi Mahmut Ezzat'ın Ağustos ayı sonunda tutuklamıştı.

Mısır İçişleri Bakanlığı, 76 yaşındaki Ezzat'ın yurt dışında olduğu söylentilerine rağmen başkent Kahire'deki bir ev baskınında bulunduğunu açıklamıştı. 

Mahmut Ezzat, Müslüman Kardeşler'in eski lideri Muhammed Badei'nin yardımcılığını yapmıştı. Ezzat, Badei'nin 2013'te tutuklanmasının ardından hareketin geçici lideri olmuştu. İhvan lideri geçtiğimiz günlerde görülen davasında ise tanınmaz halde mahkeme salonuna gelmişti.