Uzak Asya

Güçleri Ancak Mazlumlara Yetiyor

20 Haziran 2020 21:49

Asya kıtasında Müslümanlara zulmeden iki işgal devleti Çin ve Hindistan kısa süreli bir sınır çatışmasının ardından barış anlaşması yaptı.

Barış konusunda birbirlerine karşı gösterdikleri anlayışı Keşmir ve Doğu Türkistan’daki Müslümanlardan esirgemeleri, Çin ve Hindistan yönetimlerinin Müslümanlara karşı duydukları nefretin en açık göstergesi oldu.

Dünya’nın nüfus yönünden en büyük iki ülkesi olan Çin ve Hindistan arasında sınır anlaşmazlığı sebebiyle kısa süreli bir çatışma yaşandı. Asya kıtasında uzun yıllardır güç düellosu yapan iki ülkenin de askeri kayıplar yaşadığı çatışmalar kısa sürede barış anlaşmasıyla çözüldü. Müslüman yurdu Keşmir’i 1947’den bu yana esaret altında tutan Hindistan ile Doğu Türkistanlı Müslümanlara adeta kan kusturan komünist Çin’in aralarındaki anlaşmazlığı kısa süre içinde sulha bağlamaları, ‘güçleri sadece Müslümanlara yetiyor’ dedirtti.

ASYA’NIN EN GÜÇLÜSÜ ‘BENİM’ KAVGASI

16 Haziran gecesinde Çin’le Hindistan sınırındaki sorunlu bölgelerden biri olan Ladakh’da Hint ve Çin askerleri arasında yaşanan çatışmada 20 Hint askeri öldü. Hindistan çatışmada 45 Çin askerini öldürüldüğünü açıklasa da bu iddia resmi kaynaklarca doğrulanmadı. İki ülke arasında son 45 yılın en şiddetli çatışması olarak değerlendirilen gerilim, tarafların anlaşmasıyla sonuçlandı. Müslümanlara karşı zalimce politikalar uygulayan devletler, barış konusunda birbirlerine karşı gösterdikleri anlayışı ve itidali işgal altında tuttukları İslam yurtları için ne yazık ki göstermiyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ ÇİN ZULMÜ SINIRI AŞTI

Asya’nın bir diğer mazlum İslam ülkesi Doğu Türkistan’daki Müslümanlar ise acımasız Çin işgaline karşı mücadele veriyor. Ateist ve komünist ideolojisini Müslüman Doğu Türkistan topraklarında yaymaya çalışan Çin yönetimi, Uygur Müslümanlarının İslami yaşantılarını engellemek için her türlü engeli çıkarıyor. Hiçbir hukuk kuralı tanımaksızın camileri ibadete kapatan, oruç tutmayı yasaklayan, kadınların örtünmesine, erkeklerin sakal bırakmasına izin vermeyen Çin yönetimi, sosyal hayattaki engellemelerinin yanı sıra Doğu Türkistan’ın verimli tarım topraklarını ve maden yataklarını da sömürerek haksız bir zenginlik elde ediyor.

HİNT ZULMÜ 73 YILDIR KEŞMİR’İ YAKIYOR

1947’den bu yana İslam toprağı Cammu Keşmir’i işgal altında tutan Hindistan, Birleşmiş Milletler’in Keşmir’de referandum yapılması kararını ısrarla görmezden gelerek Müslüman topraklarındaki gaspını sürdürüyor. 73 yıldır askeri siyasi ve ekonomik olarak büyük bir kıskaç altında tuttuğu İslam toprağı Keşmir’de Hindistan’ın katlettiği Müslüman sayısı yüz binleri aştı. Her evde bir yetimin ve bir şehidin bulunduğu Keşmir’de insanlara maddi ve manevi olarak zulmeden Hint yönetimi son yıllarda Keşmir’deki gerilimi bahane ederek sınırındaki İslam ülkesi Pakistan’ı da bombalayarak Müslüman kanı dökmeye devam ediyor. Öte yandan Hindistan sınırları içerisindeki 200 milyon Müslüman’ın varlığını tanımayan ırkçı Hint yönetimi ayrımcı politikalarla binlerce yıldır Hindistan’da yerleşik bulunan Müslümanlara yaşam hakkı tanımıyor.

Kaynak: milligazete.com.tr

Barış konusunda birbirlerine karşı gösterdikleri anlayışı Keşmir ve Doğu Türkistan’daki Müslümanlardan esirgemeleri, Çin ve Hindistan yönetimlerinin Müslümanlara karşı duydukları nefretin en açık göstergesi oldu.

Dünya’nın nüfus yönünden en büyük iki ülkesi olan Çin ve Hindistan arasında sınır anlaşmazlığı sebebiyle kısa süreli bir çatışma yaşandı. Asya kıtasında uzun yıllardır güç düellosu yapan iki ülkenin de askeri kayıplar yaşadığı çatışmalar kısa sürede barış anlaşmasıyla çözüldü. Müslüman yurdu Keşmir’i 1947’den bu yana esaret altında tutan Hindistan ile Doğu Türkistanlı Müslümanlara adeta kan kusturan komünist Çin’in aralarındaki anlaşmazlığı kısa süre içinde sulha bağlamaları, ‘güçleri sadece Müslümanlara yetiyor’ dedirtti.

ASYA’NIN EN GÜÇLÜSÜ ‘BENİM’ KAVGASI

16 Haziran gecesinde Çin’le Hindistan sınırındaki sorunlu bölgelerden biri olan Ladakh’da Hint ve Çin askerleri arasında yaşanan çatışmada 20 Hint askeri öldü. Hindistan çatışmada 45 Çin askerini öldürüldüğünü açıklasa da bu iddia resmi kaynaklarca doğrulanmadı. İki ülke arasında son 45 yılın en şiddetli çatışması olarak değerlendirilen gerilim, tarafların anlaşmasıyla sonuçlandı. Müslümanlara karşı zalimce politikalar uygulayan devletler, barış konusunda birbirlerine karşı gösterdikleri anlayışı ve itidali işgal altında tuttukları İslam yurtları için ne yazık ki göstermiyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ ÇİN ZULMÜ SINIRI AŞTI

Asya’nın bir diğer mazlum İslam ülkesi Doğu Türkistan’daki Müslümanlar ise acımasız Çin işgaline karşı mücadele veriyor. Ateist ve komünist ideolojisini Müslüman Doğu Türkistan topraklarında yaymaya çalışan Çin yönetimi, Uygur Müslümanlarının İslami yaşantılarını engellemek için her türlü engeli çıkarıyor. Hiçbir hukuk kuralı tanımaksızın camileri ibadete kapatan, oruç tutmayı yasaklayan, kadınların örtünmesine, erkeklerin sakal bırakmasına izin vermeyen Çin yönetimi, sosyal hayattaki engellemelerinin yanı sıra Doğu Türkistan’ın verimli tarım topraklarını ve maden yataklarını da sömürerek haksız bir zenginlik elde ediyor.

HİNT ZULMÜ 73 YILDIR KEŞMİR’İ YAKIYOR

1947’den bu yana İslam toprağı Cammu Keşmir’i işgal altında tutan Hindistan, Birleşmiş Milletler’in Keşmir’de referandum yapılması kararını ısrarla görmezden gelerek Müslüman topraklarındaki gaspını sürdürüyor. 73 yıldır askeri siyasi ve ekonomik olarak büyük bir kıskaç altında tuttuğu İslam toprağı Keşmir’de Hindistan’ın katlettiği Müslüman sayısı yüz binleri aştı. Her evde bir yetimin ve bir şehidin bulunduğu Keşmir’de insanlara maddi ve manevi olarak zulmeden Hint yönetimi son yıllarda Keşmir’deki gerilimi bahane ederek sınırındaki İslam ülkesi Pakistan’ı da bombalayarak Müslüman kanı dökmeye devam ediyor. Öte yandan Hindistan sınırları içerisindeki 200 milyon Müslüman’ın varlığını tanımayan ırkçı Hint yönetimi ayrımcı politikalarla binlerce yıldır Hindistan’da yerleşik bulunan Müslümanlara yaşam hakkı tanımıyor.

Kaynak: milligazete.com.tr