Türkiye

Türkiye ve İran'dan Tehditlere Karşı Ortak Hareket Etme Kararı

09 Eylül 2020 03:25

Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin katılımıyla video konferans yöntemiyle yapıldı. Konseyin daha önceki toplantısı, Ruhani’nin Ankara’ya gelişiyle 20 Aralık 2018’de yapılmıştı.

Toplantının açılışında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef salgın nedeniyle bu toplantımızı video konferans marifetiyle yapmak durumunda kaldık. Buna rağmen toplantımızı gerçekleştirme iradesini göstermiş olmamız dahi önemli bir mesajdır. Türkiye ve İran diyaloğu birçok bölgesel sorunun çözümünde belirleyici role sahiptir. Salgın şartlarının hafiflemesiyle beraber işbirliğimizin tekrar eski seviyelerine geleceğine inanıyorum” dedi.

İran’a Corona salgını nedeniyle Mart ayında tıbbi malzeme gönderildiğini söyleyen Erdoğan, “Türkiye olarak son günlerde artan vaka sayısına rağmen salgını kontrol altında tutmayı sürdürüyoruz. Üretimde, ihracatta, turizmde ekonomimizi rayına oturtmaya çalışıyoruz. İnşallah bu salgın sürecinden Türkiye ve İran, hep birlikte bölge ülkeleri olarak çok daha güçlenerek çıkacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani ise, bugün normal koşullarda Tahran’da toplantı yapılacağını ancak salgın nedeniyle yapılamadığını ve salgın sona erdikten sonra Türk heyetini ağırlamak istediklerini kaydetti. İki ülke arasında komşuluk sınırlarını “barış ve dostluk sınırları” olarak tanımlayan Ruhani, “Türkiye ve İran, bölgenin iki büyük gücüdür. İki ülkeye yönelik de düşmanlık ve kindarlık vardı ve bugün de var. Bu tür komplolara karşı başarılı olmak için iki ülkenin dostluk ilişkilerini takviye etmesinden başka bir yol yoktur” diye konuştu.

Ortak Bildiride Terörle Mücadele Ve Suriye’nin Egemenliği Vurgusu

Salgın nedeniyle telekonferans sistemiyle yapılan Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı sonucunda yazılı ortak bildiri yayımlandı. Bildiride, “(Taraflar) PKK/PJAK ve bölgedeki tüm terör örgütlerinin Türkiye'nin ve İran'ın güvenliğine karşı ortak tehdit teşkil ettiğini dikkate alarak, ortak sınırlarda bulunan PKK/PJAK ve diğer terör örgütleri unsurlarının eylemlerine karşı mevcut işbirliği mekanizmalarından tam olarak istifade etmenin ve terörizm ile örgütlü suça karşı sonuç odaklı işbirliği amacıyla ortak operasyonlar dahil eş güdüm içinde adım atmanın, her iki ülkenin sorumluluğunda olduğunu vurgulamışlardır” denildi.

İran’ın Beşar Esat yönetimini desteklediği ve Türkiye’nin ise muhalif gruplarla birlikte hareket ettiği Suriye konusunda ise, her iki ülke tarafından “egemenlik, birlik ve toprak bütünlüğü sözü verildiği” bildiri metninde yer aldı. Bildiride, “(Taraflar) Suriye’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini vurgulayarak, Suriye ihtilafının Astana formatı çerçevesindeki tüm anlaşmalar doğrultusunda ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu bir siyasi süreç yoluyla çözüme kavuşturulabileceğine dair inançlarını teyit etmişlerdir” ifadeleri kullanıldı.

Başkenti Kudüs Olan Filistin Devleti Talebi Yinelendi

Türkiye ile İran’ın ortak komşusu Irak’ın siyasi geleceğindeki belirsiz devam ederken bildiride bu ülkeyle ilgili “istikrar ihtiyacı” dile getirildi. Bu konuda “(Taraflar) Irak’ın istikrarının, refahının ve güvenliğinin bölgesel ve uluslararası barış ve istikrar için bir gereklilik olduğunun bilinciyle, Irak’ın toprak bütünlüğünün, siyasi birliğinin ve egemenliğinin korunmasına yönelik taahhütlerini teyit etmişler ve Irak hükümetine desteklerini yinelemişlerdir” ifadesi bildiride yer aldı.

Bu arada ABD’nin geçtiğimiz yıl İsrail’deki büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşımasıyla birlikte başlayan gerilimli süreçte, Türkiye ve İran’ın ortak görüşlere sahip olduğu da bildiride ifade edildi. Bildiride, “(Taraflar) İsrail-Filistin ihtilafının kapsamlı, adil ve kalıcı çözümüne sarsılmaz desteklerini vurgulamışlar, bu bağlamda, başkenti Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devletinin kurulması ihtiyacını yinelemişlerdir, Üçüncü ülkelerin Filistin Davasını zayıflatma girişimlerine karşı Filistin'e desteklerini ifade etmişlerdir” denildi.

Bildiride, Afganistan konusunda da “barış temennisi” paylaşıldı.

Türkiye ve İran Salgının Etkilerini de Konuştu

Bildiriye göre; iki komşu ülke ikili ilişkileri ve ticareti ilerletme kararı aldı. Corona salgınıyla mücadeleye ilişkin olarak tıbbi hizmetler, malzemeler ve ilaçlar konusunda da işbirliğiyle hareket edilmesi kararlaştırıldı.

“İkili ticaret hacminde Covid-19 dahil olumsuz küresel koşullarından kaynaklanan azalma eğiliminin tersine çevrilmesi” gerektiği de belirtilerek, Türkiye ve İran’ın bunun için ortak çabalarını ekonomik komisyon mekanizmalarını hızlandırarak yürütmesi gerektiğine karar verildi.

Toplantının açılışında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef salgın nedeniyle bu toplantımızı video konferans marifetiyle yapmak durumunda kaldık. Buna rağmen toplantımızı gerçekleştirme iradesini göstermiş olmamız dahi önemli bir mesajdır. Türkiye ve İran diyaloğu birçok bölgesel sorunun çözümünde belirleyici role sahiptir. Salgın şartlarının hafiflemesiyle beraber işbirliğimizin tekrar eski seviyelerine geleceğine inanıyorum” dedi.

İran’a Corona salgını nedeniyle Mart ayında tıbbi malzeme gönderildiğini söyleyen Erdoğan, “Türkiye olarak son günlerde artan vaka sayısına rağmen salgını kontrol altında tutmayı sürdürüyoruz. Üretimde, ihracatta, turizmde ekonomimizi rayına oturtmaya çalışıyoruz. İnşallah bu salgın sürecinden Türkiye ve İran, hep birlikte bölge ülkeleri olarak çok daha güçlenerek çıkacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani ise, bugün normal koşullarda Tahran’da toplantı yapılacağını ancak salgın nedeniyle yapılamadığını ve salgın sona erdikten sonra Türk heyetini ağırlamak istediklerini kaydetti. İki ülke arasında komşuluk sınırlarını “barış ve dostluk sınırları” olarak tanımlayan Ruhani, “Türkiye ve İran, bölgenin iki büyük gücüdür. İki ülkeye yönelik de düşmanlık ve kindarlık vardı ve bugün de var. Bu tür komplolara karşı başarılı olmak için iki ülkenin dostluk ilişkilerini takviye etmesinden başka bir yol yoktur” diye konuştu.

Ortak Bildiride Terörle Mücadele Ve Suriye’nin Egemenliği Vurgusu

Salgın nedeniyle telekonferans sistemiyle yapılan Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı sonucunda yazılı ortak bildiri yayımlandı. Bildiride, “(Taraflar) PKK/PJAK ve bölgedeki tüm terör örgütlerinin Türkiye'nin ve İran'ın güvenliğine karşı ortak tehdit teşkil ettiğini dikkate alarak, ortak sınırlarda bulunan PKK/PJAK ve diğer terör örgütleri unsurlarının eylemlerine karşı mevcut işbirliği mekanizmalarından tam olarak istifade etmenin ve terörizm ile örgütlü suça karşı sonuç odaklı işbirliği amacıyla ortak operasyonlar dahil eş güdüm içinde adım atmanın, her iki ülkenin sorumluluğunda olduğunu vurgulamışlardır” denildi.

İran’ın Beşar Esat yönetimini desteklediği ve Türkiye’nin ise muhalif gruplarla birlikte hareket ettiği Suriye konusunda ise, her iki ülke tarafından “egemenlik, birlik ve toprak bütünlüğü sözü verildiği” bildiri metninde yer aldı. Bildiride, “(Taraflar) Suriye’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini vurgulayarak, Suriye ihtilafının Astana formatı çerçevesindeki tüm anlaşmalar doğrultusunda ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu bir siyasi süreç yoluyla çözüme kavuşturulabileceğine dair inançlarını teyit etmişlerdir” ifadeleri kullanıldı.

Başkenti Kudüs Olan Filistin Devleti Talebi Yinelendi

Türkiye ile İran’ın ortak komşusu Irak’ın siyasi geleceğindeki belirsiz devam ederken bildiride bu ülkeyle ilgili “istikrar ihtiyacı” dile getirildi. Bu konuda “(Taraflar) Irak’ın istikrarının, refahının ve güvenliğinin bölgesel ve uluslararası barış ve istikrar için bir gereklilik olduğunun bilinciyle, Irak’ın toprak bütünlüğünün, siyasi birliğinin ve egemenliğinin korunmasına yönelik taahhütlerini teyit etmişler ve Irak hükümetine desteklerini yinelemişlerdir” ifadesi bildiride yer aldı.

Bu arada ABD’nin geçtiğimiz yıl İsrail’deki büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşımasıyla birlikte başlayan gerilimli süreçte, Türkiye ve İran’ın ortak görüşlere sahip olduğu da bildiride ifade edildi. Bildiride, “(Taraflar) İsrail-Filistin ihtilafının kapsamlı, adil ve kalıcı çözümüne sarsılmaz desteklerini vurgulamışlar, bu bağlamda, başkenti Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devletinin kurulması ihtiyacını yinelemişlerdir, Üçüncü ülkelerin Filistin Davasını zayıflatma girişimlerine karşı Filistin'e desteklerini ifade etmişlerdir” denildi.

Bildiride, Afganistan konusunda da “barış temennisi” paylaşıldı.

Türkiye ve İran Salgının Etkilerini de Konuştu

Bildiriye göre; iki komşu ülke ikili ilişkileri ve ticareti ilerletme kararı aldı. Corona salgınıyla mücadeleye ilişkin olarak tıbbi hizmetler, malzemeler ve ilaçlar konusunda da işbirliğiyle hareket edilmesi kararlaştırıldı.

“İkili ticaret hacminde Covid-19 dahil olumsuz küresel koşullarından kaynaklanan azalma eğiliminin tersine çevrilmesi” gerektiği de belirtilerek, Türkiye ve İran’ın bunun için ortak çabalarını ekonomik komisyon mekanizmalarını hızlandırarak yürütmesi gerektiğine karar verildi.