Türkiye

Türkiye'den Sakız Adası'yla İlgili NAVTEX İlanı

15 Eylül 2020 15:55

Türkiye, Ege Denizi’nde Sakız Adası’yla ilgili olarak bir NAVTEX yayımladı. Yayımlanan NAVTEX’te, Sakız Adası’nın anlaşmalara aykırı şekilde silahlandırıldığı ifade edildi.

İzmir istasyonundan yayımlanan NAVTEX mesajında, Sakız Adası’nın 1923 yılında imzalanan Lozan Anlaşması’yla belirlenen gayri askeri statüsünün ihlal edildiği ifade edildi.

Türk Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı tarafından yayımlanan NAVTEX mesaj şöyle: “SEYHİDDA DENİZCİLERE BİLDİRİ NUMARASI : 1149/20
EGE DENİZİ
1. LA08-206/20 NUMARALI NAVTEX MESAJI İLE SAKIZ ADASININ 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI İLE BELİRLENEN GAYRİ ASKERİ STATÜSÜ İHLAL EDİLMİŞTİR.
2. BU BİLDİRİ 16 EYL 20 SAAT 0001Z’DA YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILACAKTIR”

Yunanistan, yayımladığı bir NAVTEX'le 20 Eylül tarihine kadar Sakız Adası çevresinde bir tatbikat yapacağını ilan etmişti.

Türkiye’nin bir süredir Oruç Reis gemisinin faaliyetleri nedeniyle Akdeniz’de yayımladığı NAVTEX, Yunanistan’la arasında gerilime neden olmuştu. Bunun üzerine Yunanistan Ege ve Akdeniz’de bazı adalara asker gönderdi. Türkiye, adalarda asker bulundurulmasının uluslararası anlaşmalara aykırı olduğu gerekçesiyle bu duruma tepki gösteriyordu. Bugün yayımlanan NAVTEX’le de bu durum ilan edilmiş oldu.

"Tercihimiz Ön Koşulsuz Diplomasi"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini’de bir makale kaleme aldı. Çavuşoğlu, makalede Türkiye’nin tercihinin ön koşulsuz diplomasi olduğunu dile getirdi.

Çavuşoğlu, makalede, Türkiye ve Yunanistan’ın her zaman iki seçenekle karşı karşıya olduğunu, bunların da ya birbirlerinin adımlarını karşılıklı olarak engellemek ya da ortak bir yol bularak kazan-kazan formülü üzerinden ilerlemek olduğunu ifade etti. Komşuluk ilişkisinin gereğinin karşılıklı anlayış olduğunu belirten Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, makalesinde, bugünlerde Türkiye’nin Yunanistan’dan bunu görmediğini belirtti.

Fransa’nın Akdeniz konusundaki girişimlerine de değinen Çavuşoğlu, Fransa’nın sömürgeci bir geçmişi bulunduğuna atıfta bulunud ve sömürgeciliğin insanlığa nasıl acılar getirdiğinin unutulup-unutulmadığını sordu. Çavuşoğlu, Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” sözünü ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Eleftherios Venizelos’un Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermesini hatırlattı. Dışişleri Bakanı, buradan hareketle, Türkiye’nin ortak bir çözüm ve karşılıklı anlayışın önemine dikkat çektiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin NATO ve Almanya’nın, Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerginliğin azaltılması konusundaki girişimlerine destek verdiğini belirtti. Yunanistan’ın da Fransa’nın tavrıyla bu girişimler arasındaki farkı anlamasını beklediğini dile getiren Çavuşoğlu, Türkiye’nin komşusuyla arasındaki sorunları üçüncü ülkelerle müzakere etmek istemeyecek kadar Yunanistan’a saygı duyduğunu ifade etti.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki Talepleri

Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki amaçlarının belli olduğunu dile getirdi ve bunları, deniz sınırlarının adil ve eşit şekilde sınırlandırılması, kıta sahanlığının maksimalist ve aşırı taleplere karşı korunması, Kıbrıslı Türkler'in adanın açık denizdeki kaynaklarındaki eşit haklarının güvence altına alınması ve Doğu Akdeniz’de Kıbrıslı Türkler dahil olmak üzere tüm tarafların katılımıyla gerçek, kapsayıcı, adil ve hakkaniyetli bir açık denizler enerji işbirliği mekanizmasının oluşturulması olarak sıraladı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ayrıca Türkiye’ye deniz alanları üzerinde hiçbir yetkisi olmayan AB üzerinden maksimalist kararların dayatılamayacağını ifade etti. Çavuşoğlu makalesinde, Türkiye’ye 2, Yunanistan’ın ana karasına 580 km uzaklıktaki Meis ve Kastellorizo gibi küçük adalarla, 40 bin kilometrekarelik bir kıta sahanlığı alanı ilan edip Türkiye’nin açık denizlere açılmasının önünün kesilemeyeceğini dile getirdi. Çavuşoğlu, Türkiye’nin daha önce de defalarca ifade ettiği gibi buna izin vermeyeceğini belirtti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, bu sebeple Türkiye’nin kendisinin çıkarlarına zarar verecek bu girişimlerin karşısında olmaya, bölgedeki deniz kuvvetleri varlığını saldırı değil, kendi karasularındaki sismik araştırmalarını korumak amacıyla bulundurmaya devam edeceğini belirtti. Türkiye’nin buradaki sismik faaliyetlerinin 16 yıl önce belirlenmiş uluslararası anlaşmalara uygun olduğuna dikkat çekti.

Çavuşoğlu, makalesinin son bölümünde de bir kez daha Türkiye’nin ön koşulsuz olarak müzakereden yana olduğunu ifade ederken her krizin içerisinde bir fırsat barındırdığını belirtti. Yunanistan ve Türkiye’nin bu fırsatı yakalamak zorunda olduklarını ifade etti. Sorunun çözümü ve gelecek nesillere barışçıl bir gelecek bırakmak için güçlü ve etkili bir liderliğe ihtiyaç olduğunu, bunun da Türkiye’de olduğunu belirten Çavuşoğlu, seçimin Türkiye’ye, Fransa’ya ya da bir başkasına değil, Yunan liderler ve Yunan halkına ait olacağını dile getirdi.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis: Türkiye İle Görüşmelere Hazırız

Türkiye ve Yunanistan arasında Doğu Akdeniz'de yaşanan krizle ilgili taraflar diyalog mesajı verdi.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ile görüşen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis: "Türkiye'den somut adım gördüğümüz durumda istikşafi görüşmelere derhal başlamaya hazırız" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Doğu Akdeniz'de Yunanistan'a ön koşulsuz diyalog çağrısında bulunarak, "Aslında hangi yoldan gideceğimize dair tercih, ne Türkiye ne Fransa ne de bir başkasının, Yunanistan'ın değerli liderlerinin ve halkınındır." ifadesini kullandı.

Pompeo'dan Ankara ve Atina'ya Doğu Akdeniz Uyarısı: Askeri Güç Kullanmaktan Kaçının

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye ve Yunanistan'ı Doğu Akdeniz sorununa diplomatik çözüm bulmaya çağırdı.

İki tarafın da askeri güç kullanmaktan kaçınması gerektiğini söyleyen Pompeo, konuyla ilgili uluslararası çözüm mekanizmalarına başvurulmasını istedi.

Fransız radyosu France Inter'e konuşan Pompeo, "Bu sorunu askeri güç kullanmadan, ancak normal mekanizmalarla, özellikle bu bölgeyle ilgili haklar konusunda uluslararası kararlarla çözmeliyiz" dedi.

Taraflarları uzlaşmaya çağıran ABD Dışişleri Bakanı, "Her yerde askeri ayak izini azaltmalı; askeri değil diplomatik yollara başvurmalıyız" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de doğal gaz açısından zengin bölgelerde araştırmalar yapmasına başta Yunanistan ve Fransa olmak üzere AB ülkeleri tepki gösterdi.

Paris yönetimi, bölgeye savaş gemileri ve savaş uçakları konuşlandırarak Yunanistan'a desteğini açıkça ortaya koydu.

Türk araştırma gemisi Oruç Reis geçtiğimiz pazar günü Türkiye'ye döndü.

Doğu Akdeniz'deki kriz, Türkiye'ye yaptırım tehdidiyle 24-25 Eylül tarihlerinde Brüksel'de yapılacak Avrupa zirvesi programına alındı.

AB Komisyonu: Oruç Reis'in Limana Çekilmesi AB'nin Türkiye'ye Verdiği Ana Mesajı Değiştirmedi

Avrupa Birliği (AB), Doğu Akdeniz'de araştırma yapan Oruç Reis gemisinin Türkiye'ye dönmesinin Brüksel'in Türkiye'ye verdiği temel mesajı değiştirmediğini açıkladı.

AB Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, Doğu Akdeniz'de tek taraflı adımların sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.

Ağustos ayında AB dışişleri bakanlarının Berlin'de resmi olmayan bir toplantı sonrası Türkiye'ye verdiği mesajın değişmediğinin altını çizen Sözcü, "Avrupa Birliği Doğu Akdeniz'deki bazı AB üye ülkeleri tarafından provokasyon ve ilişkilerimizde rahatsızlık oluşturan konular olarak görülen tek taraflı adımların sona erdirilmesini bekliyor. Kısa süre içinde Türkiye hakkında dışişleri bakanlığı ve AB liderleri seviyesinde görüşmeler yapılacak. Bu görüşmeler üye ülkeler için AB-Türkiye ilişkilerini her yönü ile masaya yatırmak yönünde bir fırsat olacak ve Doğu Akdeniz'de takip edilecek politikaya da ışık tutacak" şeklinde konuştu.

Almanya'nın başkenti Berlin'de AB dışişleri bakanlarının katılımıyla 26-28 Ağustos'ta gayrı resmi bir toplantı düzenlenmişti. Zirve sonrası konuşan AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Doğu Akdeniz krizi üzerinde Atina'yla diyalog geliştirilmemesi halinde Ankara'ya yönelik yeni yaptırımlar uygulanabileceğini söylemişti.

İzmir istasyonundan yayımlanan NAVTEX mesajında, Sakız Adası’nın 1923 yılında imzalanan Lozan Anlaşması’yla belirlenen gayri askeri statüsünün ihlal edildiği ifade edildi.

Türk Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı tarafından yayımlanan NAVTEX mesaj şöyle: “SEYHİDDA DENİZCİLERE BİLDİRİ NUMARASI : 1149/20
EGE DENİZİ
1. LA08-206/20 NUMARALI NAVTEX MESAJI İLE SAKIZ ADASININ 1923 LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI İLE BELİRLENEN GAYRİ ASKERİ STATÜSÜ İHLAL EDİLMİŞTİR.
2. BU BİLDİRİ 16 EYL 20 SAAT 0001Z’DA YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILACAKTIR”

Yunanistan, yayımladığı bir NAVTEX'le 20 Eylül tarihine kadar Sakız Adası çevresinde bir tatbikat yapacağını ilan etmişti.

Türkiye’nin bir süredir Oruç Reis gemisinin faaliyetleri nedeniyle Akdeniz’de yayımladığı NAVTEX, Yunanistan’la arasında gerilime neden olmuştu. Bunun üzerine Yunanistan Ege ve Akdeniz’de bazı adalara asker gönderdi. Türkiye, adalarda asker bulundurulmasının uluslararası anlaşmalara aykırı olduğu gerekçesiyle bu duruma tepki gösteriyordu. Bugün yayımlanan NAVTEX’le de bu durum ilan edilmiş oldu.

"Tercihimiz Ön Koşulsuz Diplomasi"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini’de bir makale kaleme aldı. Çavuşoğlu, makalede Türkiye’nin tercihinin ön koşulsuz diplomasi olduğunu dile getirdi.

Çavuşoğlu, makalede, Türkiye ve Yunanistan’ın her zaman iki seçenekle karşı karşıya olduğunu, bunların da ya birbirlerinin adımlarını karşılıklı olarak engellemek ya da ortak bir yol bularak kazan-kazan formülü üzerinden ilerlemek olduğunu ifade etti. Komşuluk ilişkisinin gereğinin karşılıklı anlayış olduğunu belirten Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, makalesinde, bugünlerde Türkiye’nin Yunanistan’dan bunu görmediğini belirtti.

Fransa’nın Akdeniz konusundaki girişimlerine de değinen Çavuşoğlu, Fransa’nın sömürgeci bir geçmişi bulunduğuna atıfta bulunud ve sömürgeciliğin insanlığa nasıl acılar getirdiğinin unutulup-unutulmadığını sordu. Çavuşoğlu, Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” sözünü ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Eleftherios Venizelos’un Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermesini hatırlattı. Dışişleri Bakanı, buradan hareketle, Türkiye’nin ortak bir çözüm ve karşılıklı anlayışın önemine dikkat çektiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin NATO ve Almanya’nın, Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerginliğin azaltılması konusundaki girişimlerine destek verdiğini belirtti. Yunanistan’ın da Fransa’nın tavrıyla bu girişimler arasındaki farkı anlamasını beklediğini dile getiren Çavuşoğlu, Türkiye’nin komşusuyla arasındaki sorunları üçüncü ülkelerle müzakere etmek istemeyecek kadar Yunanistan’a saygı duyduğunu ifade etti.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki Talepleri

Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki amaçlarının belli olduğunu dile getirdi ve bunları, deniz sınırlarının adil ve eşit şekilde sınırlandırılması, kıta sahanlığının maksimalist ve aşırı taleplere karşı korunması, Kıbrıslı Türkler'in adanın açık denizdeki kaynaklarındaki eşit haklarının güvence altına alınması ve Doğu Akdeniz’de Kıbrıslı Türkler dahil olmak üzere tüm tarafların katılımıyla gerçek, kapsayıcı, adil ve hakkaniyetli bir açık denizler enerji işbirliği mekanizmasının oluşturulması olarak sıraladı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ayrıca Türkiye’ye deniz alanları üzerinde hiçbir yetkisi olmayan AB üzerinden maksimalist kararların dayatılamayacağını ifade etti. Çavuşoğlu makalesinde, Türkiye’ye 2, Yunanistan’ın ana karasına 580 km uzaklıktaki Meis ve Kastellorizo gibi küçük adalarla, 40 bin kilometrekarelik bir kıta sahanlığı alanı ilan edip Türkiye’nin açık denizlere açılmasının önünün kesilemeyeceğini dile getirdi. Çavuşoğlu, Türkiye’nin daha önce de defalarca ifade ettiği gibi buna izin vermeyeceğini belirtti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, bu sebeple Türkiye’nin kendisinin çıkarlarına zarar verecek bu girişimlerin karşısında olmaya, bölgedeki deniz kuvvetleri varlığını saldırı değil, kendi karasularındaki sismik araştırmalarını korumak amacıyla bulundurmaya devam edeceğini belirtti. Türkiye’nin buradaki sismik faaliyetlerinin 16 yıl önce belirlenmiş uluslararası anlaşmalara uygun olduğuna dikkat çekti.

Çavuşoğlu, makalesinin son bölümünde de bir kez daha Türkiye’nin ön koşulsuz olarak müzakereden yana olduğunu ifade ederken her krizin içerisinde bir fırsat barındırdığını belirtti. Yunanistan ve Türkiye’nin bu fırsatı yakalamak zorunda olduklarını ifade etti. Sorunun çözümü ve gelecek nesillere barışçıl bir gelecek bırakmak için güçlü ve etkili bir liderliğe ihtiyaç olduğunu, bunun da Türkiye’de olduğunu belirten Çavuşoğlu, seçimin Türkiye’ye, Fransa’ya ya da bir başkasına değil, Yunan liderler ve Yunan halkına ait olacağını dile getirdi.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis: Türkiye İle Görüşmelere Hazırız

Türkiye ve Yunanistan arasında Doğu Akdeniz'de yaşanan krizle ilgili taraflar diyalog mesajı verdi.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ile görüşen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis: "Türkiye'den somut adım gördüğümüz durumda istikşafi görüşmelere derhal başlamaya hazırız" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Doğu Akdeniz'de Yunanistan'a ön koşulsuz diyalog çağrısında bulunarak, "Aslında hangi yoldan gideceğimize dair tercih, ne Türkiye ne Fransa ne de bir başkasının, Yunanistan'ın değerli liderlerinin ve halkınındır." ifadesini kullandı.

Pompeo'dan Ankara ve Atina'ya Doğu Akdeniz Uyarısı: Askeri Güç Kullanmaktan Kaçının

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye ve Yunanistan'ı Doğu Akdeniz sorununa diplomatik çözüm bulmaya çağırdı.

İki tarafın da askeri güç kullanmaktan kaçınması gerektiğini söyleyen Pompeo, konuyla ilgili uluslararası çözüm mekanizmalarına başvurulmasını istedi.

Fransız radyosu France Inter'e konuşan Pompeo, "Bu sorunu askeri güç kullanmadan, ancak normal mekanizmalarla, özellikle bu bölgeyle ilgili haklar konusunda uluslararası kararlarla çözmeliyiz" dedi.

Taraflarları uzlaşmaya çağıran ABD Dışişleri Bakanı, "Her yerde askeri ayak izini azaltmalı; askeri değil diplomatik yollara başvurmalıyız" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de doğal gaz açısından zengin bölgelerde araştırmalar yapmasına başta Yunanistan ve Fransa olmak üzere AB ülkeleri tepki gösterdi.

Paris yönetimi, bölgeye savaş gemileri ve savaş uçakları konuşlandırarak Yunanistan'a desteğini açıkça ortaya koydu.

Türk araştırma gemisi Oruç Reis geçtiğimiz pazar günü Türkiye'ye döndü.

Doğu Akdeniz'deki kriz, Türkiye'ye yaptırım tehdidiyle 24-25 Eylül tarihlerinde Brüksel'de yapılacak Avrupa zirvesi programına alındı.

AB Komisyonu: Oruç Reis'in Limana Çekilmesi AB'nin Türkiye'ye Verdiği Ana Mesajı Değiştirmedi

Avrupa Birliği (AB), Doğu Akdeniz'de araştırma yapan Oruç Reis gemisinin Türkiye'ye dönmesinin Brüksel'in Türkiye'ye verdiği temel mesajı değiştirmediğini açıkladı.

AB Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, Doğu Akdeniz'de tek taraflı adımların sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.

Ağustos ayında AB dışişleri bakanlarının Berlin'de resmi olmayan bir toplantı sonrası Türkiye'ye verdiği mesajın değişmediğinin altını çizen Sözcü, "Avrupa Birliği Doğu Akdeniz'deki bazı AB üye ülkeleri tarafından provokasyon ve ilişkilerimizde rahatsızlık oluşturan konular olarak görülen tek taraflı adımların sona erdirilmesini bekliyor. Kısa süre içinde Türkiye hakkında dışişleri bakanlığı ve AB liderleri seviyesinde görüşmeler yapılacak. Bu görüşmeler üye ülkeler için AB-Türkiye ilişkilerini her yönü ile masaya yatırmak yönünde bir fırsat olacak ve Doğu Akdeniz'de takip edilecek politikaya da ışık tutacak" şeklinde konuştu.

Almanya'nın başkenti Berlin'de AB dışişleri bakanlarının katılımıyla 26-28 Ağustos'ta gayrı resmi bir toplantı düzenlenmişti. Zirve sonrası konuşan AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Doğu Akdeniz krizi üzerinde Atina'yla diyalog geliştirilmemesi halinde Ankara'ya yönelik yeni yaptırımlar uygulanabileceğini söylemişti.