İsmail Mansur Özdemir


Belirsizlikler Arasında Etiyopya İç Savaşı ve Wollo Müslümanları

13 Ocak 2022 14:31

Doğu Afrika’nın önemli ülkelerinden biri olan Etiyopya (Habeşistan) hassas bir süreçten geçiyor. Etnik temelli bir görünüm içinde olan Tigray savaşı ile bir zamandır derin bir bölgesel kaos yaşanıyor. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali başkanlığındaki Etiyopya milli ordusu, Amhara Ulusal Demokratik Hareketi (ANDM)  ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) arasında devam etse de savaşın etkisi tüm ülkeyi etkisi altına almış durumda. Hatta sadece ülkeyi değil aynı zamanda bölgedeki diğer ülkelerden Eritre’nin savaşa dahil olması, büyük halk kitlelerinin sınır ötesine geçmek zorunda kalması ile bölgesel de bir boyut kazanmış durumda. Mısır, Sudan başta olmak üzere politik ilişkiler sebebiyle pek çok bölge ülkede bir şekilde Etiyopya savaşının içinde bulunuyor. ABD ve İsrail’in bölgedeki politik yatırımları sebebiyle savaşın dışında kalmadıkları ve savaşı kızıştırıcı adımlar attıklarını da tahmin etmek çok zor olmasa gerek.

Tigray savaşı belli taraflar arasında olsa da ortaya çıkış şekli ve yarattığı etki sebebiyle geniş bir alanda zarar yaratıyor. TPLF tarafından yakın zamanda Tigray bölgesinde yaşanan saldırgan savaşın adeta bir rövanşı gibi savaş Müslümanların yaşadığı Wollo bölgesine taşındı. Savaşın tarafı olmayan Wollo ve Dessi Müslümanları bir anda bu savaşın mağduru oldular.

Tigray Zulmü ve Abiy Ahmet Belirsizliğinde “Wollo Müslümanları”

Savaşın tarafı olmadığı halde ansızın savaşın mağdur tarafı haline getirilen Wollo’yu biraz tanımak gerekiyor. Yakın zamanda TPLF tarafından ele geçirilen Dessie ve özellikle Wollo bölgesi Müslümanların yaşadığı bir bölgedir. Kendi kimlik özellikleri yanında medreseleri ile meşhur olan Wollo bölgesi Tigray savaşçıları tarafından yağmalanırken Amhara federal ordusu da, Etiyopya ordusu da hiçbir şey yapmamıştır. Adeta Müslüman kimliği ile ortada kalan Wollo halkı bu savaşı en ağır şekilde arada kalarak ödemektedir. Uzun zamandır planlı bir şekilde silahsızlandırılan Müslümanlar, silahsız bir şekilde Tigray savaşçılarının önündeki kurban gibiler. Kendilerinin korunmasını ya da silah desteğini Abiy Ahmed’den talep eden Müslümanlara verilen cevap çok şaşırtıcı olmuştur. “Silahlanın ve kendinizi koruyun.” Silahları alınmış Wollo Müslümanları Tigray hâkimiyeti altındaki bölgede çok ağır bir dram yaşamaktadırlar.  

TPLF karşı saldırı sürecinde Hristiyan toplumun yaşadığı bölgede de ciddi tahribat yapmıştır. Bazı kiliseler yanında Amhara bölgesinde bazı Hristiyan ailelerde TPLF saldırganlığından olumsuz şekilde etkilenmiştir. Hükümetin bu saldırılara karşı da tavırsız kalması uzun vadede tartışılacaktır.

Abiy Ahmed Ali birliklerinin bölgeye intikal etmesi ile bir aylık belirsiz sürecin ardından Wollo nispeten TPLF’in elinden alınmış olsa da savaşın çok ağır sonuçlara sebep olduğu bilinmektedir. Bugün savaş belli belirsiz varlığını sürdürmektedir.

Etiyopya ordusunun diğer eyaletlerden topladığı karma ordu bu savaşın Amhara ve Tigray arasında bir savaş olduğunu ve kendilerini ilgilendirmediğini ifade ederek savaş meydanından kaçmışlar ve Wollo bölgesini kendi kaderine bırakmışlardır.

Yakın zamanda OHAL kararının alınması ile Etiyopya’da bir iç savaş durumunun ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Bu iç savaşın daha şimdiden milyonluk insan kitlelerini hareket ettirdiğini devasa insan nüfuslarını göçe zorladığını, yağma ve insani dramlara sebep olduğunu da söyleyebiliriz. Somali’nin ardından, Sudan şimdi de savaş baronları Etiyopya’da bir krizin çıkmasını adeta destekliyor bir görüntü içinde vaziyet alıyorlar. Binlerce paralı askerin geldiği Etiyopya, savaş ekonomisinin ve savaş baronlarının yeni bölgesi gibi gözüküyor. Etiyopya gibi etnik çeşitliliğin fazlaca olduğu bu bölgede yaygınlaşacak savaş, istikrar sorunu yaşayan Somali, Sudan yanında Kenya, Eritre ve Cibuti’ye kadar sıçrayarak Afrika Boynuzunu bir ateş çemberinin içine sokabilecektir.

Etiyopya Müslümanlarının bu savaşa bakışı da oldukça karmaşık bir görünümdedir.

  • Etiyopya Müslümanları kendi içlerinde bu savaşı farklı farklı algılamaktadır. Bir kısmı savaşı görmezden gelmekte ve sessiz kalmayı tercih etmektedir.
  • Bazı Müslüman topluluklar konuyu milliyetçi perspektifte ele almakta ve sahip oldukları etnik değerler temelinde algılamaktadırlar.
  • Etiyopya Müslümanlarının bir kısmı için Wollo’da Müslümanlar aleyhine çok büyük bir kriz mevcuttur.
  • Abiy Ahmet’in Müslümanlara verdiği taahhütlerin ve özellikle demokratikleşme konusundaki sözlerin tutulmaması nedeniyle Abiy Ahmet’e bir güvensiz bakış mevcuttur. Bu sebeple iç savaşta taraf olmadan sürecin tamamlanmasını beklemektedirler.
  • Son günlerde verilen taahhütlerin gerçekleşmemesi sebebiyle itirazlar Müslümanlar tarafından yüksek sesle dillendirilmeye başlanmıştır.
  • Müslümanlar Tigray zulmü ile Abiy belirsizliği arasında kalmış durumdadırlar ve iki olumsuzluktan birini tercih etmez iken ne yapacaklarını bilememektedirler.
  • Bazı müslümanlar için özellikle Wollo’da ortaya çıkan durum çok olumsuz olup, maliyeti çok ağır olmuştur. Bu sebeple Wollo başta, savaştan etkilenen Müslüman toplum’un maddi ve manevi olarak korumaya alınması, yardım çalışmaları başta olmak üzere hızla bir destek programının başlatılması dillendirilmektedir.
  • Özellikle savaştan etkilenen bölgelerde Protestan Hükümet eliyle sistematik misyonerlik faaliyetinin yapılabileceği ile alakalı bilgi ve emareler bulunmaktadır. Savaştan mağdur olan Müslüman ahalinin mağduriyetinin istismar edilmemesi konusunda mutlaka çalışmalar yapılmalıdır.

Wollo ‘da yaşanan travmatik sorunun üzerine gidilmek zorundadır. Bir medya kotasının da yaşandığı bölgeden dünyaya hiçbir haber sızmamaktadır. Abiy Ahmet’in belirsiz tutumu, Amhara Bölgesindeki sistematik yalnızlaştırma ve TPLF zulmü arasında sıkışan Müslümanların durumunun ne halde olduğunun bilinmesi amacıyla hızla bölgede bazı çalışmalar yapılmalıdır.