Mustafa Kaya


Putin’i Ne Durdurur?

23 Mart 2022 09:40

Rusya’nın işgal girişiminde bir ay geçmek üzere. Geçtiğimiz ay 24 Şubat’ta başlayan süreçte, savaşın durması adına hâlâ bir sonuç alınamadı. Taraflar arasında müzakereler devam ederken, Rusya Devlet Başkanı Putin ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski bir araya gelebilecekler mi sorusu da henüz cevabını bulabilmiş değil. 3 milyondan fazla insanın çevre ülkelere sığınmak zorunda kaldığı, yine binlerce sivilin hayatını kaybettiği savaşın acı yüzü gün geçtikçe kendisini daha da net bir şekilde belirginleştirmeye başladı. Bunlar yaşanırken savaşın özellikle ekonomik açıdan etkileri de daha fazla tartışılır oldu. Her iki ülkenin de özellikle buğday konusunda dünyanın iki önemli üretici ülke olmaları, onların sadece Avrupa ile olan ticari ve özellikle enerji ilişkilerinin de önüne geçmek üzere.

Diğer taraftan Avrupa ülkelerinin dışında özellikle Afrika ülkelerinin de bu iki ülkeye buğday bağımlılığının üst düzeyde olduğunu görüyoruz. BM’nin Mart 2022 verilerine göre mesela Burundi, Kongo, Madagaskar, Togo, Mozambik gibi ülkeler Rusya’ya buğday konusunda neredeyse yüzde 100 bağımlı hale gelmişler. Somali, Tunus, Moritanya, Libya, Gambiya gibi ülkeler de Ukrayna’ya önemli ölçüde bağımlı durumdalar. Hâl böyleyken herkes şimdi kimin ilk olarak “ahh” diyeceğini beklemeye başladı. Malum Timur’a atfedilir. Düşmanı ile nasıl yenişebileceğine örnek olarak, muhatabının parmağını dişlerinin arasına alır. Kendi parmağını da onun dişlerinin arasına sıkıştırır. Isırmaya başla der. Hem karşısındaki kişi, hem de kendisi olabildiği ölçüde dişlerini sıkar. Canı yanan, dolayısıyla ilk “Ahh” diyen kaybedecektir. Muhatabı dayanamaz ve bırakır. İşte Timur düşmanla bu şekilde mücadele edilir diye böylece göstermiş olur.
Şimdi Rusya-Ukrayna Savaşı’nda hâlâ tam anlamıyla ahh diyen yok. Ancak bununla birlikte sürecin sonunda Rusya’nın fiilen kazansa da uzun vadede bu kazancını devam ettirmesi mümkün görünmüyor. Hem Avrupa hem de Afrika ülkeleri dâhil bu iki ülkeyle ticaret yapan diğerleri her emtia için farklı seçenekleri çoktan çalışmaya başladılar. Ancak bu sefer de maliyetler artmaya başladı. Bu durum Rusya’nın öneminin anlaşılması gibi lanse edilse de, Rus ekonomisinin içinde bulunduğu durum, Putin’e de savaşı uzun süre sürdürmesi için gerekli enstrümanları vermeye yetmiyor. Yani Rusya da önemli ölçüde kayıplarla karşı karşıya bulunuyor. O zaman bir şeye ihtiyaç var. İstediği hedeflere tam olarak ulaşamayan, aynı zaman da geri dönmesi de mümkün olmayan Putin’e savaşı durdurmasının kendisi için de önemli kazanımları olacağını gösteren bir şeyler yapmak lazım. Peki, neden buna ihtiyaç var?
Çünkü Rusya Finlandiya ve İsveç gibi NATO üyeliğini tartışmaya başlayan Bosna ve Kosova’yı tehdit etmiş. Sonunuz Ukrayna gibi olur demiş. Bu durumda “rakibinize geri çekilebilmesi için altından bir köprü inşa edin” diyen savaş stratejisti Sun Tzu’ya kulak verilmesi gerekir. Putin artık aklıyla düşünmüyor. Geri dönüş için kendi iç kamuoyuna da başarı hikâyesi gibi takdim edeceği bir şeylere ihtiyaç var. Putin’i durduracak olan işte bu altından yapılan geri dönüş köprüsüdür.