Taha Kılınç


Yorgun Savaşçı

16 Mart 2020 13:59

Neredeyse 70 yıldır Malezya siyasetinde aktif rol oynayan ve politik sahneyi domine eden Mahathir Muhammed’in geçtiğimiz 24 Şubat günü başbakanlık görevinden istifası, ülke içinde ve dışında büyük şaşkınlık meydana getirdi. “Dünyanın en yaşlı başbakanı” sıfatını taşıyan 94 yaşındaki Mahathir, ezelî rakibi Enver İbrahim’i devre dışı bırakacak bir azınlık hükümeti kurmaya çabalarken, koalisyon ortaklarının saf değiştirerek kendisinin aleyhine dönmesiyle, koltuğunu bırakmak durumunda kaldı.

Siyasetin doğasına dair önemli dersler içeren ayrıntıları konuşmadan önce, bugünlere nasıl gelindiğini hatırlayalım:

Birleşik Malay Ulusal Organizasyonu (UMNO) saflarına 20’li yaşlarında katılan Mahathir Muhammed, 1964’te ilk kez milletvekili seçilinceye kadar, siyasetin yanında doktorluk mesleğini de icra etti. Dönemin Malezya Başbakanı Tunku Abdurrahman’a hitaben kaleme aldığı açık mektup partiden atılmasına yol açsa da, 10 yıl sonra çok daha güçlenmiş olarak geri dönmeyi başaracaktı. Olağanüstü organizasyon ve teşkilâtçılık yeteneği sayesinde basamakları üçer-beşer tırmanan Mahathir, önce UMNO yöneticisi, 1981’de de başbakan oldu. Onun 2003’e kadar devam eden başbakanlık dönemi, Malezya’nın ekonomik sıçrama yaptığı ve Asya’nın en güçlü ülkelerinden birine dönüştüğü bir zaman dilimiydi. Mahathir, imza attığı başarılarla dünyayı kendisine hayran bırakırken, yardımcısı Enver İbrahim’le arasındaki kişisel gerilim de doruğa tırmanıyordu. Herkesin “Mahathir’den sonraki başbakan” gözüyle baktığı Enver, görevden alınarak yargılandı, eşcinsellik ve yolsuzluk suçlamalarıyla 1999-2004 arasında hapis yattı. İlk suçlamadan beraat eden Enver, ikincisinden de 2008’de aklandı; ancak sonrasında yeniden suçlanarak 2015’den 2018’e kadar tekrar hapsedildi.

Mahathir Muhammed ve dönemin UMNO yetkililerinin bizzat ve açıkça müdâhil olduğu bütün bu süreçlerin ardından, bu defa Mahathir ve Enver, UMNO’yu iktidardan düşürmek için işbirliğine gitti. 9 Mayıs 2018’de düzenlenen genel seçimle Başbakan Necib Razzak devrildi, Mahathir Muhammed -15 yıl aradan sonra, ikinci kez- başbakanlık koltuğuna oturdu. Mahathir’le (seçimden sonra, Kral’ın affıyla salıverilen) Enver arasındaki anlaşma, iki yıllık bir sürenin ardından Enver’in başbakanlığı devralması yönündeydi. Mahathir Muhammed’in bu sözü tutmaya ısrarla yanaşmaması ve kendisine bu yönde yapılan telkinleri öfkeyle reddetmesi, Enver’le ilişkilerinin yeniden gerilmesine ve Pakatan Harapan (Umut İttifakı) koalisyonunun çökmesine neden oldu.

“Yorgun savaşçı” Mahathir Muhammed, Enver’i tamamen saf dışı bırakmak ve başbakanlık koltuğunu muhafaza etmek için nabız yoklarken, koalisyondaki Muhyiddin Yasin liderliğindeki klik, karşı hamleyi yaptı. 23 Şubat akşamı Kuala Lumpur Sheraton Hotel’de bir araya gelen grup, devrik UMNO yöneticilerini de oyuna katarak, Malezya siyaset sahnesini yeniden dizayn etti. Türk siyasî tarihindeki “Güneş Motel Olayı”yla büyük benzerlik gösteren gelişme, Mahathir’e net bir şekilde verilmiş “Artık emekli ol!” mesajıydı. UMNO’nun koalisyona katılmasını istemeyen Mahathir’in istifası bu şekilde garantilenirken, Malezya Kralı Abdullah Sultan Ahmed Şah, hükümeti kurma görevini, “en uygun aday” olarak gördüğü Muhyiddin Yasin’e verdi. Böylece Mahathir, kendi arkadaşlarının ayak oyunlarına kurban gitmiş, zorunlu emekliliğe sevk edilmişti.

Dönemin Başbakanı Necib Rezzak’ın yolsuzluklarını eleştirdiği için 2016’da UMNO’dan ihraç edilen Muhyiddin Yasin, yalnızca dört yıl sonra, bu defa UMNO’nun yardımı ve desteğiyle başbakanlığı tekeline aldı. Rezzak hakkındaki yolsuzluk dosyalarının kapatılması konusunun koalisyon pazarlıklarında mutlaka gündeme geldiği düşünülürken, sıradan Malezyalılar için, yukarıda fillerin tepişmesi, daha fazla umutsuzluk ve ekonomik problemden başka bir anlama gelmiyor.

Uzun siyasî yaşamı boyunca sürekli canlı ve zinde kalmayı başarabilen Mahathir Muhammed’in, -bir asra yaklaşan ömrüne rağmen- yeniden politikanın sınırlarını zorlamaya çalışıp çalışmayacağı merak konusu. Mahathir, yaptığı son açıklamada, ağlamaklı bir sesle “Aldatıldım!” derken, asıl kırgınlığı, çok istediği başbakanlığa bir türlü ulaşamayan Enver İbrahim yaşıyor olmalı. Siyasete adım attığı andan itibaren başı dertten kurtulmayan Enver, yaşadığı onca mahrumiyetin ardından, bugün yine kayıpları oynuyor. BBC’de kendisi hakkında yayımlanan bir analizde ifade edildiği gibi: Yaşadıkları, hapisteyken vakit geçsin diye okuduğu Shakespeare’in trajedilerinden fırlayıp gelmiş bir sahneyi andırıyor.