MP Dosya

Anadolu’dan Buhara’ya Kardeşlik Köprüsü

19 Şubat 2021 13:24

“Kubbe’tül İslam” olarak bilinen ve asırlar boyu tarihi, kültürel dokusuyla İslam medeniyetinin kadim şehirleri arasında yer alan Buhara… Kardeşlik çağrısı için Anadolu’dan ilim hazinelerinin dergahlarının bulunduğu Buhara’ya yolculuk yaptık.

İsmail Mansur Özdemir

Tarih boyunca yetiştirdiği ilim ve fikir adamları, sanatçı ve alimleriyle bilinen, onların ardında bıraktığı eserlerle dünyada Türk-İslam mimarisinin zirveye ulaştığı şehirlerden Buhara, ziyaretçilerini maneviyatıyla da kuşatıyor.

Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği’nin davetiyle yaptığımız ziyarette bir araya geldiğimiz tarihi kent Buhara’nın Valisi Botır Zaripov’dan ülkemize de bir çağrı geldi.  Zaripov, bölgenin İslam medeniyeti açısından çok önemli olduğunu, ilim hazinelerinin dergahlarının bulunduğu Buhara’ya herkesi beklediklerini iletti.

Zerefşan Nehri havzasında büyük bir vahada yer alan Buhara, köklü tarihinin yanı sıra sahip olduğu manevi atmosferle de ziyaretçilerini büyülüyor. Geçmişin izlerini taşıyan şehrin sokaklarında yürürken, her köşe başında İslam tarihi ve kültürüne ait kıymetli bir esere rastlamak mümkün.

Büyük astronomi bilgini Uluğ Bey’den tutun da İbn-i Sina’ya, Bahaettin Nakşibendi ve Hoca Abdulhalık Gücdevani’ye kadar pek çok ilim irfan ve maneviyat alimine ev sahipliği yapmış olan Buhara, Kubbet’ül İslam unvanıyla bölgeye gelecek olan ziyaretçileri tarihi sokaklarında yüzyıllar öncesine götürüyor.

“Buhara Sadece Bizim Değil, Büyük Bir Medeniyetin Parçası”

“Buhara, tarihi olarak sadece bizim değil aynı zamanda büyük bir medeniyetin de parçası” diyen Zaripov, şehrin maneviyatının üst seviyede olduğunu, son yıllarda yapılan restorasyonlarla da ortak medeniyetin anıtlarının çok daha güzel bir görünüme kavuştuğunu ifade etti. 2 bin 500 yıllık bir tarihin büyük bölümünün İslam ve Türk medeniyetinin ayak izlerinden oluştuğunu da aktaran Zaripov, “Sizlerin aracılığıyla Türkiye’deki kardeşlerimize sesleniyorum. Özbekistan sizin kardeş ülkeniz. Özbekistan’ı unutmayın ve bilhassa Buhara’yı unutmayın. Sizleri hem ticari olarak hem de kültür turizmi açısından şehrimize bekliyoruz” dedi.

Özbekistan'ın diğer birçok şehri gibi Buhara da bir dönemin Türk-İslam mimarisinin en güzel örneklerinin görülebileceği ihtişamlı camilere, yüksek minarelere, mavinin farklı tonlarının kullanıldığı kervansaraylara ve çinilerle kaplı medreselere sahip. Şehirde, asırlardır din adamlarını yetiştiren bazı medreseler ise günümüzde de bu görevini icra etmeye devam ediyor.

“Türkiye’den Gelecek Olan Ziyaretçilere Ev Sahipliği Yapmak İstiyoruz”

Zaripov, son yıllarda ülke olarak özellikle Türkiye ile kurulan sıkı ilişkileri hem ticari anlamda hem de turizm alanında daha da ileri taşıma gayretinde olduklarını ifade ederek, “Orta Asya sizin ana yurdunuz. Hele de Buhara hem İslam medeniyeti için hem de Türkler için çok önemli bir şehir. Yapılan çalışmalar neticesinde bölgeye Türkiye’den gelecek olan ziyaretçilere ev sahipliği yapmak istiyoruz” diye çağrıda bulundu.