Kıta Amerika

ABD-S. Arabistan İlişkileri Değişiyor: Kaşıkçı Raporunda Veliaht Suçlandı

27 Şubat 2021 17:04

ABD Ulusal İstihbarat Dairesi, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’da öldürülmesini incelediği raporunda Kaşıkçı’nın yakalanması ya da öldürülmesi planına onayı Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın verdiği sonucuna vardı.

Raporun girişindeki özet bölümünde, operasyonun Prens’in onayıyla yapılmış olduğu sonucuna Prens’in Krallık’ta karar alma süreçleri üzerindeki kontrolu, Prens’in koruma heyeti üyeleriyle kıdemli danışmanının olaya doğrudan karışmış olması ve yurtdışındaki muhaliflerin şiddet içeren yöntemlerle susturulmasına verdiği destek gözönünde bulundurularak varıldığı belirtildi.

Raporda, ‘‘2017’den bu yana Veliaht Prens, Suudi Arabistan Krallığı’nın güvenlik ve istihbarat örgütleri üzerinde mutlak kontrola sahip. Bu durum yetkililerin Veliaht Prens’in izni dışında böyle bir operasyon düzenlemesinin mümkün olmadığını gösteriyor’’ denildi.

Raporda Kaşıkçı cinayeti sırasında Veliaht Prens’in, yardımcıları için verilen görevleri yerine getirmemeleri halinde kovulmalarına ya da tutuklanmalarına yol açacak bir ortam yaratmış olmasının mümkün olduğu belirtildi. Bu nedenle, yardımcılarının Muhammed bin Selman’ın talimatlarını sorgulamalarının ya da hassas konularda Prens’in bilgisi dışında karar almalarının mümkün olmadığı kaydedildi.

2 Ekim 2018’de İstanbul’a giden Suudi ekibinde Kraliyet Mahkemesi’ne bağlı Suudi Çalışmaları ve Medya İlişkileri Merkezi’nin (CSMARC) üyelerinin de olduğu belirtilen raporda Merkezin liderliğini Muhammed bin Selman’ın yakın danışmanlarından Suud el Kahtani’nin yaptığı belirtildi. Kahtani, 2018 yılının ortalarında kararlarını Veliaht Prens’in onayı dışında almadığını açıklamıştı.

Ekipte aynı zamanda Muhammed bin Selman’ın Hızlı Müdahale Gücü (RIF) adıyla bilinen elit koruma grubunun yedi üyesinin de yer aldığı belirtilen raporda, Veliaht Prens’i korumakla görevli Suudi Kraliyet Muhafızları’nın bir alt yapılanması olan RIF’in yalnızca Prens’e karşı sorumlu olduğu ve Prens’in talimatıyla Krallık’ta ya da yurtdışında muhaliflerin susturulması operasyonlarında daha önce de doğrudan yer aldığı belirtildi.

ABD’nin Kaşıkçı Cinayeti Raporu

Veliaht Prens’in Kaşıkçı’yı Suudi Arabistan Krallığı için bir tehdit olarak gördüğü sonucuna varılan raporda, Prens’in Suudi gazetecinin susturulması için gerekli olması durumunda şiddet kullanılmasını da güçlü şekilde desteklediği kaydedildi.

Raporda, ‘‘Suudi yetkililer Kaşıkçı’ya karşı adı bilinmeyen bir operasyonu önceden planlamış olsalar da Suudi yetkililerin muhalif gazeteciye zarar vermek için ne kadar ileri gitmeyi önceden planladıklarını bilmiyoruz’’ denildi.

Raporun sonunda ayrıca Cemal Kaşıkçı cinayetine karıştığı sanılan isimlerin de bir listesi verildi. Raporda ‘‘Bu isimlerin Cemal Kaşıkçı’nın Muhammed bin Selman’ın rızasıyla öldürülen Kaşıkçı’nın cinayetinde talimat veren, işbirliği yapan ya da sorumlu olan kişiler olduğuna inancımız yüksek’’ denildi.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı, Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu binasına 2 Ekim 2018 tarihinde girdikten sonra bir daha çıkamadı ve daha sonra konsolosluk binasında öldürüldüğü anlaşıldı.

Kaşıkçı’nın cesedine hala ulaşılabilmiş değil. Türkiye’nin cinayete karışan kişilerin iade edilmesi talebine karşın Suudi Arabistan yargılamayı kendisinin yapacağını belirterek ve beş kişiye idam cezası verdi.

ABD Başkanı Joe Biden, Perşembe günü (25 Şubat) Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile telefonda görüştü.

Geçtiğimiz günlerde bu telefon görüşmesiyle ilgili Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalarda ABD yönetiminin Suudi Arabistan’la ilişkileri yeniden dengelemeyi istediği belirtilmiş, bu nedenle de Biden’ın Veliaht Prens yerine mevki olarak kendisiyle aynı konumda olan Kral Selman’la iki ülke ilişkilerini yürüteceği kaydedilmişti.

Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ın fiili lideri olarak görülüyor ve babasının ardından tahta oturması bekleniyor.

Eski Başkan Donald Trump, 85 yaşındaki Suudi Kralı yerine, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin arkasında olduğundan şüphelenilen Veliaht Prens Muhammed bin Selman’la yakın ilişkiler kurmuştu.

Biden’dan ‘‘Suudi Arabistan’la İlişkiler Değişecek’’ Mesajı

Başkan Joe Biden, Cuma günü Univision haber kuruluşuna verdiği röportajda Suudi Kralı’na ''onları insan hakları ihlallerinden sorumlu tutacağını'' söylediğini bildirdi.

Biden ayrıca Suudi Kral’a ABD’nin iki ülke ilişkilerinde Cuma ve Pazartesi günleri önemli değişiklikler açıklayacağını söylediğini aktardı.

Biden, ‘‘Dün Kral’la konuştum ve ona açıkça kuralların değiştiğini, bugün ve Pazartesi önemli değişiklikleri açıklayacağımızı söyledim. Onları insan hakları ihlallerinden sorumlu tutacağız’’ diye konuştu.

‘‘Suudi Arabistan’ın insan hakları ihlallerine karşı gerekli olan şekilde mücadele etmesi lazım’’ diyen Biden bunu dünyanın her yeri için söylüyoruz ama özellikle de burası (Suudi Arabistan) için söylüyoruz’’ dedi.

Biden, Ulusal İstihbarat Dairesi tarafından yayınlanan Kaşıkçı raporu için ‘‘Rapor orada duruyordu, önceki yönetim bunu yayınlamamıştı bile. Göreve geldiğimde raporu, buldum, aldım, okudum ve bugün yayınladık. Olanlar gerçekten çok korkunç’’ diye konuştu.

''ABD Suudi Arabistan'la İlişkilerini Yeniden Değerlendirmeli''

ABD istihbaratının Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın olduğuna ilişkin değerlendirmesi ve Suudi yetkililere vize yasağı adımına Kongre cephesinden de tepkiler geldi. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, “ABD Suudi Arabistan’la ilişkilerini yeniden değerlendirmeli” dedi.

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi istihbarat camiasının raporunun, “Cemal Kaşıkçı’nın Veliaht Prens Muhammed bin Selman dahil olmak üzere üst düzey Suudi yetkililerinin talimatıyla öldürüldüğünü doğruladığını” belirtti.

“Kaşıkçı cinayetinin hukukun üstünlüğü ve en temel insan hakları anlayışına karşı bir hakaret olduğunu” belirten Nancy Pelosi, “ABD Suudi Arabistan’ın insan hakları ihlallerinde rahatsız edici bir düzenin parçası olan raporun bulguları ışığında Suudi Arabistan’la ilişkilerini yeniden değerlendirmeli ve yeniden kalibre etmelidir” ifadelerini kullandı.

Pelosi yaptığı yazılı açıklamada, “ABD Kongresi insan hakları ihlallerine ilişkin şeffaflığın teşvik edilmesinde; güvenliğimizi gözeten ve sahip olduğumuz değerleri destekleyip çıkarlarımızı koruyan ortaklıkların desteklenmesinde Başkan Joe Biden’ın yanındadır” ifadelerini kullandı.

Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar’ın Kaşıkçı’nın çalışmalarını onurlandırmak üzere, gazetecilere karşı ihlallerde bulunanlara yaptırım uygulanmasını öngören bir yasa tasarısı sunacaklarını belirten Pelosi, “Suudi Arabistan dünyanın onun rahatsız edici adımlarını izlediğini ve Suudi Arabistan’ın hesap vermesini sağlayacağımızı bilmeli” dedi.

Kıdemli Cumhuriyetçi üyeden destek Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Gregory W. Meeks de, Biden yönetiminin raporu kamuoyuna açıklamasına ve Suudi yetkililere vize yasağı ve yaptırım getirilmesi kararına destek verdi.

Gregory Meeks, Trump yönetiminin, Kaşıkçı cinayeti konusunda istihbaratın değerlendirmesinin kamuoyuyla paylaşılmasını öngören Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın ilgili maddesine uymayı reddettiğini kaydetti, bu durumun “bir önceki yönetimin insan haklarını ihmal etmesinin bir örneği” olduğunu belirtti.

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nun kıdemli Cumhuriyetçi üyesi Michael McCaul, Biden yönetiminin “Kaşıkçı Yasağı”na destek verdiğini belirtti. McCaul yaptığı yazılı açıklamada, “Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi haksız ve korkunç bir suçtu. ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde önemli bir engele yol açtı. Cinayetteki rolü kamuya açık bir şekilde doğrulanmış olan Veliaht Prens Muhammed bin Selman dahil olmak üzere, ABD’nin bu korkunç suçta rolü olan herkesin hesap vermesini sağlaması gerektiğini daha önce pek çok kez söyledim” dedi.

“Yönetimin yurtdışındaki muhalifleri tehdit edenlere yaptırım uygulamak üzere getirdiği Kaşıkçı Yasağı’nı güçlü bir şekilde destekliyorum. Suudi Arabistan ABD’nin ve dünyanın güvenini yeniden tesis etmek için gazetecilere ve muhaliflere yönelik göz korkutma, taciz ve şiddete kalıcı bir şekilde son vermeli” ifadelerini kullandı.

“Cemal Kaşıkçı Basın Özgürlüğü Yasası”

Temsilciler Meclisi İstihbarat Daimi Komisyonu Başkanı Adam Schiff de yaptığı yazılı açıklamada, “Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Kaşıkçı cinayetinden, Yemen’de hastaneler ve okul servislerinin vurulmasına kadar bölgede silinemez izler bıraktığını; en eski ve en önemli ortağı olan ABD’nin ulusal güvenlik endişelerini ve çıkarlarını hiçe saydığını” belirtti.

Schiff, “Yabancı hükümetler gazetecileri sırf işlerini yapmaları sebebiyle hedef alırlarsa, bunun ciddi sonuçlarından ve yaptırımlardan muaf olmamalarını sağlamalıyız” dedi.

Adam Schiff “gazetecilere karşı ölümcül istismarda bulunanların hesap vermelerini sağlamak” üzere “Cemal Kaşıkçı Basın Özgürlüğü Yasası” sunduğunu kaydetti. Schiff, “Son yıllarda gazetecilere, sivil toplum aktivistlerine ve muhaliflere yönelik korkutma ve istismar çabalarını yoğunlaştıran otoriter rejimlerin gerçekleştirdiği istismar salgınını tersine çevirmeliyiz” dedi.

ABD'den Suudi Vatandaşlarına "Kaşıkçı" Yaptırımları

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'da öldürülmesiyle ilgili Amerikan istihbarat raporunun kamuoyuyla paylaşılmasının ardından ABD, Suudileri de kapsayan yaptırımlar açıkladı.

Dışişleri Bakanı Antony Blinken, yabancı hükümetler adına aktivist, siyasi muhalif ve gazetecilere yönelik tehdit ve saldırıda bulunan bireylere müsamaha gösterilmeyeceğini belirterek 76 Suudi Arabistan vatandaşına yaptırım uygulanacağını bildirdi.

Blinken, "Kaşıkçı yasağı" adı altında "yabancı bir hükümet adına ülke toprakları dışındaki muhaliflere karşı ciddi eylemlere doğrudan dahil olduğuna inanılan bireylere yönelik vize kısıtlama politikası uygulanacağını" ifade etti. Dışişleri Bakanı, yaptırımların Cemal Kaşıkçı cinayetini kapsadığını ancak Kaşıkçı cinayetiyle sınırlı olmadığını da belirtti.

Blinken, alınan ek önlemlerin, "sınırları ötesine uzanarak temel haklarını kullanan gazeteci ve muhalifleri tehdit eden ve saldıran hükümetleri hedef aldığını" kaydetti.

Hazine Bakanlığı'ndan da Yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı da Kaşıkçı cinayetinde rol oynadığı düşünülen Suudi Kraliyet muhafızlarına bağlı  "Acil Müdahale Gücü" (RIF) ve Suudi Arabistan istihbaratının eski başkan vekili Ahmed Asıri'ye yönelik yaptırımlar açıkladı.

Hazine Bakanı Janet Yellen, Kaşıkçı cinayetine dahil olanlardan hesap sorulması gerektiğini belirterek "RIF ve cinayete doğrudan dahil olan eski üst düzey bir yöneticiye yaptırımlar uygulanacağını" ifade etti.

Yellen, "ABD, şiddet ve göz korkutmaya karşı gazeteciler ve siyasi muhaliflerin yanındadır, Özgür bir toplumun temeli olan ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz" dedi.

Reuters haber ajansına konuşan ve kimliği açıklanmayan üst düzey ABD'li yetkili, veliaht prens Muhammed bin Selman'a doğrudan yaptırım uygulanmamasını, "Yaptırım kararları, Veliaht Prens ile bir çalışma ilişkisini korumak üzere tasarlanmış görünüyor, Hedef bağları koparmak değil ayarları yenilemek" diye değerlendirdi.

Raporun girişindeki özet bölümünde, operasyonun Prens’in onayıyla yapılmış olduğu sonucuna Prens’in Krallık’ta karar alma süreçleri üzerindeki kontrolu, Prens’in koruma heyeti üyeleriyle kıdemli danışmanının olaya doğrudan karışmış olması ve yurtdışındaki muhaliflerin şiddet içeren yöntemlerle susturulmasına verdiği destek gözönünde bulundurularak varıldığı belirtildi.

Raporda, ‘‘2017’den bu yana Veliaht Prens, Suudi Arabistan Krallığı’nın güvenlik ve istihbarat örgütleri üzerinde mutlak kontrola sahip. Bu durum yetkililerin Veliaht Prens’in izni dışında böyle bir operasyon düzenlemesinin mümkün olmadığını gösteriyor’’ denildi.

Raporda Kaşıkçı cinayeti sırasında Veliaht Prens’in, yardımcıları için verilen görevleri yerine getirmemeleri halinde kovulmalarına ya da tutuklanmalarına yol açacak bir ortam yaratmış olmasının mümkün olduğu belirtildi. Bu nedenle, yardımcılarının Muhammed bin Selman’ın talimatlarını sorgulamalarının ya da hassas konularda Prens’in bilgisi dışında karar almalarının mümkün olmadığı kaydedildi.

2 Ekim 2018’de İstanbul’a giden Suudi ekibinde Kraliyet Mahkemesi’ne bağlı Suudi Çalışmaları ve Medya İlişkileri Merkezi’nin (CSMARC) üyelerinin de olduğu belirtilen raporda Merkezin liderliğini Muhammed bin Selman’ın yakın danışmanlarından Suud el Kahtani’nin yaptığı belirtildi. Kahtani, 2018 yılının ortalarında kararlarını Veliaht Prens’in onayı dışında almadığını açıklamıştı.

Ekipte aynı zamanda Muhammed bin Selman’ın Hızlı Müdahale Gücü (RIF) adıyla bilinen elit koruma grubunun yedi üyesinin de yer aldığı belirtilen raporda, Veliaht Prens’i korumakla görevli Suudi Kraliyet Muhafızları’nın bir alt yapılanması olan RIF’in yalnızca Prens’e karşı sorumlu olduğu ve Prens’in talimatıyla Krallık’ta ya da yurtdışında muhaliflerin susturulması operasyonlarında daha önce de doğrudan yer aldığı belirtildi.

ABD’nin Kaşıkçı Cinayeti Raporu

Veliaht Prens’in Kaşıkçı’yı Suudi Arabistan Krallığı için bir tehdit olarak gördüğü sonucuna varılan raporda, Prens’in Suudi gazetecinin susturulması için gerekli olması durumunda şiddet kullanılmasını da güçlü şekilde desteklediği kaydedildi.

Raporda, ‘‘Suudi yetkililer Kaşıkçı’ya karşı adı bilinmeyen bir operasyonu önceden planlamış olsalar da Suudi yetkililerin muhalif gazeteciye zarar vermek için ne kadar ileri gitmeyi önceden planladıklarını bilmiyoruz’’ denildi.

Raporun sonunda ayrıca Cemal Kaşıkçı cinayetine karıştığı sanılan isimlerin de bir listesi verildi. Raporda ‘‘Bu isimlerin Cemal Kaşıkçı’nın Muhammed bin Selman’ın rızasıyla öldürülen Kaşıkçı’nın cinayetinde talimat veren, işbirliği yapan ya da sorumlu olan kişiler olduğuna inancımız yüksek’’ denildi.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı, Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu binasına 2 Ekim 2018 tarihinde girdikten sonra bir daha çıkamadı ve daha sonra konsolosluk binasında öldürüldüğü anlaşıldı.

Kaşıkçı’nın cesedine hala ulaşılabilmiş değil. Türkiye’nin cinayete karışan kişilerin iade edilmesi talebine karşın Suudi Arabistan yargılamayı kendisinin yapacağını belirterek ve beş kişiye idam cezası verdi.

ABD Başkanı Joe Biden, Perşembe günü (25 Şubat) Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile telefonda görüştü.

Geçtiğimiz günlerde bu telefon görüşmesiyle ilgili Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalarda ABD yönetiminin Suudi Arabistan’la ilişkileri yeniden dengelemeyi istediği belirtilmiş, bu nedenle de Biden’ın Veliaht Prens yerine mevki olarak kendisiyle aynı konumda olan Kral Selman’la iki ülke ilişkilerini yürüteceği kaydedilmişti.

Veliaht Prens, Suudi Arabistan’ın fiili lideri olarak görülüyor ve babasının ardından tahta oturması bekleniyor.

Eski Başkan Donald Trump, 85 yaşındaki Suudi Kralı yerine, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin arkasında olduğundan şüphelenilen Veliaht Prens Muhammed bin Selman’la yakın ilişkiler kurmuştu.

Biden’dan ‘‘Suudi Arabistan’la İlişkiler Değişecek’’ Mesajı

Başkan Joe Biden, Cuma günü Univision haber kuruluşuna verdiği röportajda Suudi Kralı’na ''onları insan hakları ihlallerinden sorumlu tutacağını'' söylediğini bildirdi.

Biden ayrıca Suudi Kral’a ABD’nin iki ülke ilişkilerinde Cuma ve Pazartesi günleri önemli değişiklikler açıklayacağını söylediğini aktardı.

Biden, ‘‘Dün Kral’la konuştum ve ona açıkça kuralların değiştiğini, bugün ve Pazartesi önemli değişiklikleri açıklayacağımızı söyledim. Onları insan hakları ihlallerinden sorumlu tutacağız’’ diye konuştu.

‘‘Suudi Arabistan’ın insan hakları ihlallerine karşı gerekli olan şekilde mücadele etmesi lazım’’ diyen Biden bunu dünyanın her yeri için söylüyoruz ama özellikle de burası (Suudi Arabistan) için söylüyoruz’’ dedi.

Biden, Ulusal İstihbarat Dairesi tarafından yayınlanan Kaşıkçı raporu için ‘‘Rapor orada duruyordu, önceki yönetim bunu yayınlamamıştı bile. Göreve geldiğimde raporu, buldum, aldım, okudum ve bugün yayınladık. Olanlar gerçekten çok korkunç’’ diye konuştu.

''ABD Suudi Arabistan'la İlişkilerini Yeniden Değerlendirmeli''

ABD istihbaratının Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın olduğuna ilişkin değerlendirmesi ve Suudi yetkililere vize yasağı adımına Kongre cephesinden de tepkiler geldi. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, “ABD Suudi Arabistan’la ilişkilerini yeniden değerlendirmeli” dedi.

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi istihbarat camiasının raporunun, “Cemal Kaşıkçı’nın Veliaht Prens Muhammed bin Selman dahil olmak üzere üst düzey Suudi yetkililerinin talimatıyla öldürüldüğünü doğruladığını” belirtti.

“Kaşıkçı cinayetinin hukukun üstünlüğü ve en temel insan hakları anlayışına karşı bir hakaret olduğunu” belirten Nancy Pelosi, “ABD Suudi Arabistan’ın insan hakları ihlallerinde rahatsız edici bir düzenin parçası olan raporun bulguları ışığında Suudi Arabistan’la ilişkilerini yeniden değerlendirmeli ve yeniden kalibre etmelidir” ifadelerini kullandı.

Pelosi yaptığı yazılı açıklamada, “ABD Kongresi insan hakları ihlallerine ilişkin şeffaflığın teşvik edilmesinde; güvenliğimizi gözeten ve sahip olduğumuz değerleri destekleyip çıkarlarımızı koruyan ortaklıkların desteklenmesinde Başkan Joe Biden’ın yanındadır” ifadelerini kullandı.

Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar’ın Kaşıkçı’nın çalışmalarını onurlandırmak üzere, gazetecilere karşı ihlallerde bulunanlara yaptırım uygulanmasını öngören bir yasa tasarısı sunacaklarını belirten Pelosi, “Suudi Arabistan dünyanın onun rahatsız edici adımlarını izlediğini ve Suudi Arabistan’ın hesap vermesini sağlayacağımızı bilmeli” dedi.

Kıdemli Cumhuriyetçi üyeden destek Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Gregory W. Meeks de, Biden yönetiminin raporu kamuoyuna açıklamasına ve Suudi yetkililere vize yasağı ve yaptırım getirilmesi kararına destek verdi.

Gregory Meeks, Trump yönetiminin, Kaşıkçı cinayeti konusunda istihbaratın değerlendirmesinin kamuoyuyla paylaşılmasını öngören Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın ilgili maddesine uymayı reddettiğini kaydetti, bu durumun “bir önceki yönetimin insan haklarını ihmal etmesinin bir örneği” olduğunu belirtti.

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nun kıdemli Cumhuriyetçi üyesi Michael McCaul, Biden yönetiminin “Kaşıkçı Yasağı”na destek verdiğini belirtti. McCaul yaptığı yazılı açıklamada, “Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi haksız ve korkunç bir suçtu. ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde önemli bir engele yol açtı. Cinayetteki rolü kamuya açık bir şekilde doğrulanmış olan Veliaht Prens Muhammed bin Selman dahil olmak üzere, ABD’nin bu korkunç suçta rolü olan herkesin hesap vermesini sağlaması gerektiğini daha önce pek çok kez söyledim” dedi.

“Yönetimin yurtdışındaki muhalifleri tehdit edenlere yaptırım uygulamak üzere getirdiği Kaşıkçı Yasağı’nı güçlü bir şekilde destekliyorum. Suudi Arabistan ABD’nin ve dünyanın güvenini yeniden tesis etmek için gazetecilere ve muhaliflere yönelik göz korkutma, taciz ve şiddete kalıcı bir şekilde son vermeli” ifadelerini kullandı.

“Cemal Kaşıkçı Basın Özgürlüğü Yasası”

Temsilciler Meclisi İstihbarat Daimi Komisyonu Başkanı Adam Schiff de yaptığı yazılı açıklamada, “Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Kaşıkçı cinayetinden, Yemen’de hastaneler ve okul servislerinin vurulmasına kadar bölgede silinemez izler bıraktığını; en eski ve en önemli ortağı olan ABD’nin ulusal güvenlik endişelerini ve çıkarlarını hiçe saydığını” belirtti.

Schiff, “Yabancı hükümetler gazetecileri sırf işlerini yapmaları sebebiyle hedef alırlarsa, bunun ciddi sonuçlarından ve yaptırımlardan muaf olmamalarını sağlamalıyız” dedi.

Adam Schiff “gazetecilere karşı ölümcül istismarda bulunanların hesap vermelerini sağlamak” üzere “Cemal Kaşıkçı Basın Özgürlüğü Yasası” sunduğunu kaydetti. Schiff, “Son yıllarda gazetecilere, sivil toplum aktivistlerine ve muhaliflere yönelik korkutma ve istismar çabalarını yoğunlaştıran otoriter rejimlerin gerçekleştirdiği istismar salgınını tersine çevirmeliyiz” dedi.

ABD'den Suudi Vatandaşlarına "Kaşıkçı" Yaptırımları

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'da öldürülmesiyle ilgili Amerikan istihbarat raporunun kamuoyuyla paylaşılmasının ardından ABD, Suudileri de kapsayan yaptırımlar açıkladı.

Dışişleri Bakanı Antony Blinken, yabancı hükümetler adına aktivist, siyasi muhalif ve gazetecilere yönelik tehdit ve saldırıda bulunan bireylere müsamaha gösterilmeyeceğini belirterek 76 Suudi Arabistan vatandaşına yaptırım uygulanacağını bildirdi.

Blinken, "Kaşıkçı yasağı" adı altında "yabancı bir hükümet adına ülke toprakları dışındaki muhaliflere karşı ciddi eylemlere doğrudan dahil olduğuna inanılan bireylere yönelik vize kısıtlama politikası uygulanacağını" ifade etti. Dışişleri Bakanı, yaptırımların Cemal Kaşıkçı cinayetini kapsadığını ancak Kaşıkçı cinayetiyle sınırlı olmadığını da belirtti.

Blinken, alınan ek önlemlerin, "sınırları ötesine uzanarak temel haklarını kullanan gazeteci ve muhalifleri tehdit eden ve saldıran hükümetleri hedef aldığını" kaydetti.

Hazine Bakanlığı'ndan da Yaptırım

ABD Hazine Bakanlığı da Kaşıkçı cinayetinde rol oynadığı düşünülen Suudi Kraliyet muhafızlarına bağlı  "Acil Müdahale Gücü" (RIF) ve Suudi Arabistan istihbaratının eski başkan vekili Ahmed Asıri'ye yönelik yaptırımlar açıkladı.

Hazine Bakanı Janet Yellen, Kaşıkçı cinayetine dahil olanlardan hesap sorulması gerektiğini belirterek "RIF ve cinayete doğrudan dahil olan eski üst düzey bir yöneticiye yaptırımlar uygulanacağını" ifade etti.

Yellen, "ABD, şiddet ve göz korkutmaya karşı gazeteciler ve siyasi muhaliflerin yanındadır, Özgür bir toplumun temeli olan ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz" dedi.

Reuters haber ajansına konuşan ve kimliği açıklanmayan üst düzey ABD'li yetkili, veliaht prens Muhammed bin Selman'a doğrudan yaptırım uygulanmamasını, "Yaptırım kararları, Veliaht Prens ile bir çalışma ilişkisini korumak üzere tasarlanmış görünüyor, Hedef bağları koparmak değil ayarları yenilemek" diye değerlendirdi.