Afrika

Etiyopya’nın Tigray Bölgesinde Siyasi Çözüm Bulunamadı

05 Mart 2021 18:05

Etiyopya’nın Tigray bölgesinde çatışmalar yerini sükunete bıraksa da henüz siyasi çözüm bulunabilmiş değil. Fikir birliğine varılamayan Birleşmiş Milletler ise Eritre’nin askerlerini geri çekmesini istiyor.

Muslim Port Haber Merkezi | Fahrettin Uras

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Eritreli askerlerin ülkeden ayrılması çağrısında bulunmasına rağmen Güvenlik Konseyi fikir birliğine varamıyor. Birleşmiş Milletler Perşembe günü Etiyopya’nın Tigray bölgesinde Eritre askerleri de dahil olmak üzere olası insanlığa karşı suç işlendiğini iddia etti. Komşu ülke Eritre’nin geri çekilmesi için çağrısı yaptı.

BM ayrıca acil insani erişim talebinde bulunduğu için potansiyel besin yetersizliği konusunda uyardı. Ancak BM Güvenlik Konseyi'ndeki bölünmeler uluslararası toplumun ortak bir cephe göstermesini engellemekte.

Sözcü Stephane Dujarric yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Eritreli askerlerin Tigray'den ayrılma çağrılarına katıldığını, BM İnsan Hakları Komiserliği Başkanı Michelle Bachelet'in durumla ilgili bir soruşturma başlattığını aktardı.

Uluslararası Af Örgütü'nün Eritreli askerlerin orada yüzlerce kişiyi öldürdüğü bilgisini almasından bir hafta sonra Bachelet, ofisinin Etiyopya'nın saldırıları başlattığı Kasım ayında Mekelle, Humera ve Adigrat kasabalarında insan ayrımı gözetmeyen bombardımanlar da dahil olmak üzere yaşanan olaylar hakkında bilgileri doğruladığını aktardı.

Ayrıca “Axum'da ve Tigray'ın merkezinde Eritre silahlı kuvvetleri tarafından Dengelat'ta toplu katliamlar da dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlalleri ve suiistimalleri” raporlarının doğrulandığı aktarıldı.

Yapılan açıklamada, "muhtemelen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla ilgili uluslararası hukukun ciddi ihlallerinin, çatışmada birden fazla aktör tarafından işlenmiş olabileceği" belirtildi.

Stephane Dujarric: “Hızlı, tarafsız ve şeffaf soruşturmalar olmadan ve sorumluları bulunmadan, ihlallerin cezasız kalmaya devam edeceğinden ve durumun uzun süre değişken kalacağından korkuyorum” açıklamasında bulundu.

Tecavüz Vakaları ve Yargısız İnfaz Olayları

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de, cinsel şiddet ve yargısız infazlar da dahil olmak üzere devam eden suistimallerden yakındı.

Başbakan Abiy Ahmed, bölgenin iktidar partisi Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ni (TPLF) federal ordu kamplarına saldırmakla suçladıktan sonra saldırı emrini vermişti.

2019'da Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Abiy, hükümet yanlısı birliklerin Kasım ayı sonlarında Mekelle'i almasının ardından zafer ilan etti, ancak TPLF savaşmaya söz verdi ve çatışmalar artarak devam etti.

Eritre Bölgeden Ayrılmalı

Birleşmiş Milletler de ilk kez, Etiyopya’nın Tigray’da ortak hedefler bulan rakibi Eritre’ye işaret etti. Addis Ababa ve Asmara'daki hükümetler Eritreli güçlerin varlığını reddetti.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Müsteşarı Mark Lowcock, Güvenlik Konseyi oturumunda “Eritre savunma kuvvetlerinin Tigray'de faaliyet gösterdiği artık çok açık ve kabul ediliyor.” açıklamalarında bulundu.

AFP haber ajansı tarafından yapılan kapalı kapılar ardındaki sanal oturumda, “Sayısız iyi doğrulanmış rapor, onların yapılan zulümler için suçlu olduklarını gösteriyor.” dedi.

“Eritre savunma güçleri Etiyopya'dan ayrılmalı ve bunu yapmadan önce katliamlarına devam etmelerine izin verilmemeli ve etkisizleştirilmelidirler.”

Lowcock, 4,5 milyon insanın yardıma muhtaç olduğu Tigray'deki “felaket” denebilecek açlık tehlikesi konusunda uyarıda bulunurken, yardımların “dramatik bir şekilde” artırılması çağrısında bulundu.

Etiyopya ile yapılan Birleşmiş Milletler anlaşmasına rağmen, Tigray'deki insani yardım erişimi, Birleşmiş Milletler'in bölgenin kırsal kesimlerindeki yüzbinlerce insana ulaşılmadığını söylemesi ile asgari düzeyde kalıyor.

Bir diplomat isminin açıklanmaması koşuluyla, Etiyopya yetkilileri “insani yardım cephesinde yaptıklarıyla ilgili düzenli haberler veriyorlar, ancak daha sonra, buraya bakın, görülecek bir şey yok.” açıklamasında bulundu.

Ortak Bir Paydada Buluşamıyorlar

Güvenlik Konseyi oturumunda Rusya'nın ana muhalif olduğu görülürken ortak bir açıklama üzerinde uzlaşmaya varılamadı.

Rusya ve aynı zamanda veto hakkına da sahip daimi üye Çin, bu hareketi Etiyopya’nın içişlerine müdahale olarak görürken, daimi olmayan üye Hindistan, böyle bir açıklamayı desteklese de, insani duruma da bir şekilde odaklanılması gerektiğine belirtti.

Ajanslar tarafından yayınlanan taslak açıklamada, Etiyopya’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün önemi vurgulanırken, acil insani yardımın yanı sıra düşmanlıkların durdurulması çağrısında bulunulacaktı.

ABD'nin yeni göreve gelen Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, krizin “bölgesel barış ve güvenliğe doğrudan bir tehdit oluşturduğunu” aktardı.

Greenfield yaptığı açıklamada “Bunu hemen ele almalıyız, Daha fazla zulmü ve insanların acı çekmesini önleme sorumluluğu, doğrudan Etiyopya hükümetinin omuzlarına düşüyor.” Sözlerine yer verdi.

Yetkililer, Güvenlik Konseyi'ndeki üç Afrika ülkesinin (Kenya, Nijer ve Tunus) açıklamayı desteklediğini aktardı.

Üç Afrika ülkesi, bir ay önceki bir oturumda Afrika Birliği'nin başı çekmesi gerektiğini söyleyerek isteksiz davranmıştı.

Muslim Port Haber Merkezi | Fahrettin Uras

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Eritreli askerlerin ülkeden ayrılması çağrısında bulunmasına rağmen Güvenlik Konseyi fikir birliğine varamıyor. Birleşmiş Milletler Perşembe günü Etiyopya’nın Tigray bölgesinde Eritre askerleri de dahil olmak üzere olası insanlığa karşı suç işlendiğini iddia etti. Komşu ülke Eritre’nin geri çekilmesi için çağrısı yaptı.

BM ayrıca acil insani erişim talebinde bulunduğu için potansiyel besin yetersizliği konusunda uyardı. Ancak BM Güvenlik Konseyi'ndeki bölünmeler uluslararası toplumun ortak bir cephe göstermesini engellemekte.

Sözcü Stephane Dujarric yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Eritreli askerlerin Tigray'den ayrılma çağrılarına katıldığını, BM İnsan Hakları Komiserliği Başkanı Michelle Bachelet'in durumla ilgili bir soruşturma başlattığını aktardı.

Uluslararası Af Örgütü'nün Eritreli askerlerin orada yüzlerce kişiyi öldürdüğü bilgisini almasından bir hafta sonra Bachelet, ofisinin Etiyopya'nın saldırıları başlattığı Kasım ayında Mekelle, Humera ve Adigrat kasabalarında insan ayrımı gözetmeyen bombardımanlar da dahil olmak üzere yaşanan olaylar hakkında bilgileri doğruladığını aktardı.

Ayrıca “Axum'da ve Tigray'ın merkezinde Eritre silahlı kuvvetleri tarafından Dengelat'ta toplu katliamlar da dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlalleri ve suiistimalleri” raporlarının doğrulandığı aktarıldı.

Yapılan açıklamada, "muhtemelen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla ilgili uluslararası hukukun ciddi ihlallerinin, çatışmada birden fazla aktör tarafından işlenmiş olabileceği" belirtildi.

Stephane Dujarric: “Hızlı, tarafsız ve şeffaf soruşturmalar olmadan ve sorumluları bulunmadan, ihlallerin cezasız kalmaya devam edeceğinden ve durumun uzun süre değişken kalacağından korkuyorum” açıklamasında bulundu.

Tecavüz Vakaları ve Yargısız İnfaz Olayları

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de, cinsel şiddet ve yargısız infazlar da dahil olmak üzere devam eden suistimallerden yakındı.

Başbakan Abiy Ahmed, bölgenin iktidar partisi Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ni (TPLF) federal ordu kamplarına saldırmakla suçladıktan sonra saldırı emrini vermişti.

2019'da Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Abiy, hükümet yanlısı birliklerin Kasım ayı sonlarında Mekelle'i almasının ardından zafer ilan etti, ancak TPLF savaşmaya söz verdi ve çatışmalar artarak devam etti.

Eritre Bölgeden Ayrılmalı

Birleşmiş Milletler de ilk kez, Etiyopya’nın Tigray’da ortak hedefler bulan rakibi Eritre’ye işaret etti. Addis Ababa ve Asmara'daki hükümetler Eritreli güçlerin varlığını reddetti.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Müsteşarı Mark Lowcock, Güvenlik Konseyi oturumunda “Eritre savunma kuvvetlerinin Tigray'de faaliyet gösterdiği artık çok açık ve kabul ediliyor.” açıklamalarında bulundu.

AFP haber ajansı tarafından yapılan kapalı kapılar ardındaki sanal oturumda, “Sayısız iyi doğrulanmış rapor, onların yapılan zulümler için suçlu olduklarını gösteriyor.” dedi.

“Eritre savunma güçleri Etiyopya'dan ayrılmalı ve bunu yapmadan önce katliamlarına devam etmelerine izin verilmemeli ve etkisizleştirilmelidirler.”

Lowcock, 4,5 milyon insanın yardıma muhtaç olduğu Tigray'deki “felaket” denebilecek açlık tehlikesi konusunda uyarıda bulunurken, yardımların “dramatik bir şekilde” artırılması çağrısında bulundu.

Etiyopya ile yapılan Birleşmiş Milletler anlaşmasına rağmen, Tigray'deki insani yardım erişimi, Birleşmiş Milletler'in bölgenin kırsal kesimlerindeki yüzbinlerce insana ulaşılmadığını söylemesi ile asgari düzeyde kalıyor.

Bir diplomat isminin açıklanmaması koşuluyla, Etiyopya yetkilileri “insani yardım cephesinde yaptıklarıyla ilgili düzenli haberler veriyorlar, ancak daha sonra, buraya bakın, görülecek bir şey yok.” açıklamasında bulundu.

Ortak Bir Paydada Buluşamıyorlar

Güvenlik Konseyi oturumunda Rusya'nın ana muhalif olduğu görülürken ortak bir açıklama üzerinde uzlaşmaya varılamadı.

Rusya ve aynı zamanda veto hakkına da sahip daimi üye Çin, bu hareketi Etiyopya’nın içişlerine müdahale olarak görürken, daimi olmayan üye Hindistan, böyle bir açıklamayı desteklese de, insani duruma da bir şekilde odaklanılması gerektiğine belirtti.

Ajanslar tarafından yayınlanan taslak açıklamada, Etiyopya’nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün önemi vurgulanırken, acil insani yardımın yanı sıra düşmanlıkların durdurulması çağrısında bulunulacaktı.

ABD'nin yeni göreve gelen Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, krizin “bölgesel barış ve güvenliğe doğrudan bir tehdit oluşturduğunu” aktardı.

Greenfield yaptığı açıklamada “Bunu hemen ele almalıyız, Daha fazla zulmü ve insanların acı çekmesini önleme sorumluluğu, doğrudan Etiyopya hükümetinin omuzlarına düşüyor.” Sözlerine yer verdi.

Yetkililer, Güvenlik Konseyi'ndeki üç Afrika ülkesinin (Kenya, Nijer ve Tunus) açıklamayı desteklediğini aktardı.

Üç Afrika ülkesi, bir ay önceki bir oturumda Afrika Birliği'nin başı çekmesi gerektiğini söyleyerek isteksiz davranmıştı.