Yakın Asya

Hindistan Keşmir’de Devlet Terörü Sergiliyor

03 Aralık 2020 11:15

Hindistan’ın, 5 Ağustos 2019 tarihinde Keşmir’in otonom yapısını sağlayan “370. madde”yi kaldırıp Keşmir’i ilhak etme planını ortaya koymasının ardından bölgede zulüm dayanılmaz boyutlara ulaştı.

 “Devlet terörü”nün sergilendiği Keşmir’de, Hindistan askerlerince katliam, tecavüz, insan kaçırma ve organ mafyası ile birlikte işbirliği yapılarak Müslümanlara zulmediliyor.

Tam anlamıyla bir insanlık dramının yaşandığı ve neredeyse yılın tamamında sokağa çıkmanın yasak olduğu Cammu ve Keşmir bölgesinde toplu mezarların da yer aldığı biliniyor. Keşmir’deki kan donduran işkenceler karşısında İslam ülkeleri bir an önce Hindistan’a ağır yaptırımlar uygulayarak işgalci güçlerin bölgeden çekilmesi sağlanmalı.

DUYULMAYI BEKLEYEN BİR NİDA: ACI VATAN KEŞMiR

Asırlardır zulüm altında bulunan ve 1947’den bu yana Hindistan ile Pakistan arasında bir anlaşmazlık konusu olarak duran Keşmir bölgesindeki durum günümüzde dayanılamaz bir hal almış vaziyette. Tarihsel süreç içerisindeki işgale ilaveten Hindistan’ın 2019 yılında Cammu Keşmir’in özel statüsünü kaldırma yolunda atmış olduğu adım olan “370. madde”nin kaldırılması bugünkü içler acısı tablonun sebebini teşkil ediyor.

KEŞMİR ZULMÜNDE KRİTİK TARİH 5 AĞUSTOS 2019

Cammu Keşmir bölgesinin nüfus yapısı ve etnik kimliğini korumak amacıyla Hindistan’ın kabul etmek zorunda kaldığı “370. madde” büyük öneme sahipti. “370. madde, Cammu Keşmir bölgesinin otonom bir niteliğe sahip olmasını sağlıyor vesöz konusu bölgenin Hint güçleri tarafından ilhak edilmesinin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyordu. Keşmir bölgesinin geniş bir kısmını yıllardır işgal altında tutan Hindistan, 5 Ağustos 2019 tarihinde bölgenin selameti noktasında kabul edilemeyecek bir adım attı. Cammu Keşmir bölgesine önemli ayrıcalıklar sağlayan 370. maddeyi iptal eden Hindistan, böylece bölgenin özel statülü yapısını da ortadan kaldırmış oldu.

HİNDİSTAN’IN DERDİ BÖLGEYİ İLHAK ETMEK

Hindistan, 370. maddeyi iptal etmek suretiyle Cammu Keşmir’in kendi anayasasına sahip olması ve birçok alanda kendi başına karar alabilmesi gibi kazanımlarını yok etti. Hindistan Anayasası’nda yer alan 370. maddeyi iptal eden ve böylece bugün yaşanan insanlık dramının net bir şekilde müsebbibi olan Hindistan güçlerinin temel amacı bölgeyi ilhak etmek. Stratejik olarak büyük önemi haiz olan Keşmir bölgesini topraklarına katmak amacında olan Hindistan, bölgenin yeni bir kriz sürecine girmesine sebep oldu.

HİÇBİR SEBEP OLMAKSIZIN VURULUYOR VE HASTANEDE ÖLÜME TERK EDİLİYORLAR

Uzun yıllar zulüm altında bulunan Keşmir bölgesinde daha da vahim bir sürece girildiğini söylememiz mümkün. 5 Ağustos 2019’da Hindistan tarafından “370. madde”nin kaldırılmasıyla birlikte zulüm artarken Keşmir halkına uygulanan zulümler kan donduran boyutlara ulaştı. Zalim Hindistan güçleri tarafından Keşmir’de gerçekleştirilen insanlık dramı kapsamında bölgeye giriş ve çıkışlar Hindistan askerlerinin denetimi altında gerçekleştiriliyor. Tam anlamıyla “devlet terörü”nün sergilendiği Keşmir’de, Hindistan askerlerince katliam, tecavüz, insan kaçırma ve organ mafyası ile birlikte işbirliği  yapılarak Müslümanlara zulüm yapılıyor. Hindistan askerleri tarafından saldırıya uğrayıp hastaneye giden bir Keşmirlinin tedavisi geciktiriliyor ve ölüme terk ediliyor. Öte yandan yine hastaneye gitmeye mecbur kalan bir Keşmirliye kasti bir şekilde yanlış tedavi uygulanabiliyor.

KEŞMİR’DE NEREDEYSE YILIN TAMAMINA YAKININDA SOKAĞA ÇIKMAK YASAK

Keşmir bölgesindeki ilhak emelleri doğrultusunda zalimliğine devam eden Hindistan güçleri, halka her alanda baskı uyguluyor. Bu doğrultuda neredeyse yılın tamamına yakın bir kısmında sokağa çıkma yasağının uygulandığı Keşmir’de halkın özgürlüğü kısıtlamalara tabi tutuluyor. Hindistan işgali altındaki Keşmirliler hukuksuz bir şekilde gözaltına alınırken söz konusu gözaltılarda işbirlikçiliği reddedenlere akıl almaz işkenceler yapılıyor. Gözaltı ve tutukluluk kapsamında keyfi uygulamaların yürürlükte olduğu Keşmir’de hapishaneden sağlıklı bir halde çıkabilenin olmadığı aktarılıyor. Bölgedeki zulme dair ifade edilen veriler de korkunç tabloyu gözler önüne seriyor. Bu bağlamda on binlerce kişinin hapishanelerde bulunduğu ve bu durumun haricinde çok sayıda Keşmirlinin de gözaltına alındıktan sonra kaybolduğu belirtiliyor.

BU ZULME ANCAK ÜMMET MANİ OLUR!

* Tarihsel süreç içerisinde çeşitli aktörlerin zalim pozisyonunda bulunduğu ve mazlumun hiç değişmediği Keşmir bölgesi için bir an önce harekete geçilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda Hindistan’ın bölgede gerçekleştirdiği zulme karşı dik bir şekilde durulması bir zaruret olarak duruyor. Günümüzde Hindistan güçlerinin zulmüne maruz kalan Keşmir için huzuru sağlayıcı ve kalıcı bir çözüm İslam ülkelerinin bir araya gelmek suretiyle güçlerini artırmalarından geçiyor. Zira İslam coğrafyasının gerekli caydırıcılığı sağlayamamasının da etkisiyle Hindistan istediği gibi mezalim gerçekleştirebiliyor. Cammu ve Keşmir bölgesinde yaşananlar karşısında yarım milyon civarındaki Hindistan güçlerinin acilen bölgeden çıkarılması ve bu doğrultuda zulme mani olunması büyük önem taşıyor. Öte yandan ekonomi ve diplomasi gibi alanlarda Hindistan’a karşı topyekûn İslam ülkeleri tarafından bir savaş açılması gerekiyor. Kısacası işgal altındaki Keşmir topraklarına Müslümanlar olarak sahip çıkmamız ve mazlum Keşmir’in acılarını ümmet olarak sarmamız gerekiyor.

MÜSLÜMAN KADINLAR TECAVÜZE UĞRUYOR

* Zalim Hindistan güçlerinin Keşmir bölgesinde gerçekleştirdikleri iğrençlikler sınır tanımıyor. Hindistan işgali altındaki Keşmir’de yaşayan Müslüman kadınlar, Hindistan güçlerinin göz yumması ya da yardımı neticesinde tecavüzlere maruz kalıyor. Söz konusu iğrençlikler karşısında gözünü ve kulağını kapatan sözde yargı makamları, suçu net bir şekilde ortada duran tecavüzcüleri ya tutuksuz yargılıyor ya da söz konusu zalimleri çok az bir cezayla cezalandırıyor. Öte yandan yine bölgeye ilişkin aktarılan bilgilere göre hamile bir kadının hasta olup doktora gitmesi halinde karnındaki çocuk öldürülebiliyor.

BÖLGEDEN TOPLU MEZARLAR ÇIKIYOR

* Tam anlamıyla bir insanlık dramının yaşandığı ve bu doğrultuda yargısız infazların gerçekleştirildiği Cammu ve Keşmir bölgesinde toplu mezarların da yer aldığı bildiriliyor. Öte yandan Hindistan’ın Keşmir’de estirdiği terör doğrultusunda Müslümanların tam anlamıyla bir eğitim almasına da mani olunuyor. Zulmederken kadın yahut erkek ayırt etmeyen Hindistan güçlerinin uygulamaları kapsamında çocuklar da büyük mağduriyetler yaşıyor.

milligazete.com

 “Devlet terörü”nün sergilendiği Keşmir’de, Hindistan askerlerince katliam, tecavüz, insan kaçırma ve organ mafyası ile birlikte işbirliği yapılarak Müslümanlara zulmediliyor.

Tam anlamıyla bir insanlık dramının yaşandığı ve neredeyse yılın tamamında sokağa çıkmanın yasak olduğu Cammu ve Keşmir bölgesinde toplu mezarların da yer aldığı biliniyor. Keşmir’deki kan donduran işkenceler karşısında İslam ülkeleri bir an önce Hindistan’a ağır yaptırımlar uygulayarak işgalci güçlerin bölgeden çekilmesi sağlanmalı.

DUYULMAYI BEKLEYEN BİR NİDA: ACI VATAN KEŞMiR

Asırlardır zulüm altında bulunan ve 1947’den bu yana Hindistan ile Pakistan arasında bir anlaşmazlık konusu olarak duran Keşmir bölgesindeki durum günümüzde dayanılamaz bir hal almış vaziyette. Tarihsel süreç içerisindeki işgale ilaveten Hindistan’ın 2019 yılında Cammu Keşmir’in özel statüsünü kaldırma yolunda atmış olduğu adım olan “370. madde”nin kaldırılması bugünkü içler acısı tablonun sebebini teşkil ediyor.

KEŞMİR ZULMÜNDE KRİTİK TARİH 5 AĞUSTOS 2019

Cammu Keşmir bölgesinin nüfus yapısı ve etnik kimliğini korumak amacıyla Hindistan’ın kabul etmek zorunda kaldığı “370. madde” büyük öneme sahipti. “370. madde, Cammu Keşmir bölgesinin otonom bir niteliğe sahip olmasını sağlıyor vesöz konusu bölgenin Hint güçleri tarafından ilhak edilmesinin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyordu. Keşmir bölgesinin geniş bir kısmını yıllardır işgal altında tutan Hindistan, 5 Ağustos 2019 tarihinde bölgenin selameti noktasında kabul edilemeyecek bir adım attı. Cammu Keşmir bölgesine önemli ayrıcalıklar sağlayan 370. maddeyi iptal eden Hindistan, böylece bölgenin özel statülü yapısını da ortadan kaldırmış oldu.

HİNDİSTAN’IN DERDİ BÖLGEYİ İLHAK ETMEK

Hindistan, 370. maddeyi iptal etmek suretiyle Cammu Keşmir’in kendi anayasasına sahip olması ve birçok alanda kendi başına karar alabilmesi gibi kazanımlarını yok etti. Hindistan Anayasası’nda yer alan 370. maddeyi iptal eden ve böylece bugün yaşanan insanlık dramının net bir şekilde müsebbibi olan Hindistan güçlerinin temel amacı bölgeyi ilhak etmek. Stratejik olarak büyük önemi haiz olan Keşmir bölgesini topraklarına katmak amacında olan Hindistan, bölgenin yeni bir kriz sürecine girmesine sebep oldu.

HİÇBİR SEBEP OLMAKSIZIN VURULUYOR VE HASTANEDE ÖLÜME TERK EDİLİYORLAR

Uzun yıllar zulüm altında bulunan Keşmir bölgesinde daha da vahim bir sürece girildiğini söylememiz mümkün. 5 Ağustos 2019’da Hindistan tarafından “370. madde”nin kaldırılmasıyla birlikte zulüm artarken Keşmir halkına uygulanan zulümler kan donduran boyutlara ulaştı. Zalim Hindistan güçleri tarafından Keşmir’de gerçekleştirilen insanlık dramı kapsamında bölgeye giriş ve çıkışlar Hindistan askerlerinin denetimi altında gerçekleştiriliyor. Tam anlamıyla “devlet terörü”nün sergilendiği Keşmir’de, Hindistan askerlerince katliam, tecavüz, insan kaçırma ve organ mafyası ile birlikte işbirliği  yapılarak Müslümanlara zulüm yapılıyor. Hindistan askerleri tarafından saldırıya uğrayıp hastaneye giden bir Keşmirlinin tedavisi geciktiriliyor ve ölüme terk ediliyor. Öte yandan yine hastaneye gitmeye mecbur kalan bir Keşmirliye kasti bir şekilde yanlış tedavi uygulanabiliyor.

KEŞMİR’DE NEREDEYSE YILIN TAMAMINA YAKININDA SOKAĞA ÇIKMAK YASAK

Keşmir bölgesindeki ilhak emelleri doğrultusunda zalimliğine devam eden Hindistan güçleri, halka her alanda baskı uyguluyor. Bu doğrultuda neredeyse yılın tamamına yakın bir kısmında sokağa çıkma yasağının uygulandığı Keşmir’de halkın özgürlüğü kısıtlamalara tabi tutuluyor. Hindistan işgali altındaki Keşmirliler hukuksuz bir şekilde gözaltına alınırken söz konusu gözaltılarda işbirlikçiliği reddedenlere akıl almaz işkenceler yapılıyor. Gözaltı ve tutukluluk kapsamında keyfi uygulamaların yürürlükte olduğu Keşmir’de hapishaneden sağlıklı bir halde çıkabilenin olmadığı aktarılıyor. Bölgedeki zulme dair ifade edilen veriler de korkunç tabloyu gözler önüne seriyor. Bu bağlamda on binlerce kişinin hapishanelerde bulunduğu ve bu durumun haricinde çok sayıda Keşmirlinin de gözaltına alındıktan sonra kaybolduğu belirtiliyor.

BU ZULME ANCAK ÜMMET MANİ OLUR!

* Tarihsel süreç içerisinde çeşitli aktörlerin zalim pozisyonunda bulunduğu ve mazlumun hiç değişmediği Keşmir bölgesi için bir an önce harekete geçilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda Hindistan’ın bölgede gerçekleştirdiği zulme karşı dik bir şekilde durulması bir zaruret olarak duruyor. Günümüzde Hindistan güçlerinin zulmüne maruz kalan Keşmir için huzuru sağlayıcı ve kalıcı bir çözüm İslam ülkelerinin bir araya gelmek suretiyle güçlerini artırmalarından geçiyor. Zira İslam coğrafyasının gerekli caydırıcılığı sağlayamamasının da etkisiyle Hindistan istediği gibi mezalim gerçekleştirebiliyor. Cammu ve Keşmir bölgesinde yaşananlar karşısında yarım milyon civarındaki Hindistan güçlerinin acilen bölgeden çıkarılması ve bu doğrultuda zulme mani olunması büyük önem taşıyor. Öte yandan ekonomi ve diplomasi gibi alanlarda Hindistan’a karşı topyekûn İslam ülkeleri tarafından bir savaş açılması gerekiyor. Kısacası işgal altındaki Keşmir topraklarına Müslümanlar olarak sahip çıkmamız ve mazlum Keşmir’in acılarını ümmet olarak sarmamız gerekiyor.

MÜSLÜMAN KADINLAR TECAVÜZE UĞRUYOR

* Zalim Hindistan güçlerinin Keşmir bölgesinde gerçekleştirdikleri iğrençlikler sınır tanımıyor. Hindistan işgali altındaki Keşmir’de yaşayan Müslüman kadınlar, Hindistan güçlerinin göz yumması ya da yardımı neticesinde tecavüzlere maruz kalıyor. Söz konusu iğrençlikler karşısında gözünü ve kulağını kapatan sözde yargı makamları, suçu net bir şekilde ortada duran tecavüzcüleri ya tutuksuz yargılıyor ya da söz konusu zalimleri çok az bir cezayla cezalandırıyor. Öte yandan yine bölgeye ilişkin aktarılan bilgilere göre hamile bir kadının hasta olup doktora gitmesi halinde karnındaki çocuk öldürülebiliyor.

BÖLGEDEN TOPLU MEZARLAR ÇIKIYOR

* Tam anlamıyla bir insanlık dramının yaşandığı ve bu doğrultuda yargısız infazların gerçekleştirildiği Cammu ve Keşmir bölgesinde toplu mezarların da yer aldığı bildiriliyor. Öte yandan Hindistan’ın Keşmir’de estirdiği terör doğrultusunda Müslümanların tam anlamıyla bir eğitim almasına da mani olunuyor. Zulmederken kadın yahut erkek ayırt etmeyen Hindistan güçlerinin uygulamaları kapsamında çocuklar da büyük mağduriyetler yaşıyor.

milligazete.com