Afrika

Ruanda Soykırımında Başrol Fransa

03 Kasım 2020 15:39

Afrika kıtasının ortasında yer alan Ruanda’da 1994 yılında insanlık tarihinin en büyük soykırımlarından biri yaşandı.

Muslim Port Haber Merkezi | Bekir Sıtkı Şirin

İnsanlığa Fransız! Fransa’nın tarihinden kan, gözyaşı ve sömürü dolu kirli sayfalar

Afrika kıtasının ortasında yer alan Ruanda’da 1994 yılında insanlık tarihinin en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Tarihinde birçok kirli sayfa barındıran Fransa, Ruanda’da yaşanan soykırımda da başrolü oynadı. Sözde barış için bölgede olan Fransa, Hutulara destek vererek 800 bin Tutsi’nin katledilmesine önayak oldu.

İslam düşmanlığını devlet politikası haline getiren kan, gözyaşı, sömürü ve misyonerlik geçmişiyle Fransa’nın kirli tarihini ve bugün yaptığı sömürüleri masaya yatırdık. Geçmişten gelen düşmanlıkla alenen İslam’a, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V.) ve dolayısıyla tüm Müslümanlara savaş açan Fransa’nın tarihinde birçok soykırım ve katliam var. “Sömürgecilik” denildiğinde akla ilk gelen, hâlâ dünyayı ve özellikle Afrika’yı milyarlarca dolar sömüren Fransa, milyonlarca cinayete de imza attı.

Soykırım” kavramı üzerine araştırma yaptığınız takdirde Ruanda ve Fransa’nın karşınıza çıkmaması imkânsız. Ruanda tarihi süreç içerisinde sömürge faaliyetlerine maruz kalmış ülkelerden biri. Birinci Dünya Savaşı öncesindeki dönemde yaklaşık on beş yıl boyunca Almanya’nın yönetimi altında olan ülke, savaşın ardından Belçika hâkimiyeti altına girdi. Almanya’nın kontrolüyle sömürgecilik ile tanışan Ruanda’da Belçika’nın sömürge kurmasıyla birlikte devam eden süreçte soykırıma giden yolun kilometre taşları da döşendi.

ETNİK AYRIMCILIK PROPAGANDASI

Üç etnik kökeni barındıran Ruanda’da söz konusu farklı kimlikler yıllarca barış içerisinde yaşadı. Ruanda’da Belçika’nın sömürgeci faaliyetleriyle birlikte “etnik ayrımcılık” faaliyetleri de başladı. Ülkeyi daha rahat bir şekilde yönetme amacında olan Belçika, bu gayesinin çözümünü toplum içerisine “etnik ayrımcılık” tohumu ekmekte gördü ve Tutsilerin Hutulara kıyasla daha üstün olduğu tezini işledi. Hutuların Tutsilere göre daha aşağı bir ırk olduğunu savunan Belçika’nın faaliyetleri yıllarca barış içerisinde yaşamış iki ırkı birbirine düşman hale getirdi.

BELÇİKA GİTMİŞTİ AMA... AYRIMCI TOHUMLAR YEŞERMEYE BAŞLAMIŞTI

Dünya genelinde İkinci Dünya Savaşı’nın ardından sömürge faaliyetlerinin sayısı azalmaya başladı. Sömürüye uğrayan birçok ülkenin en azından kâğıt üstünde bağımsızlığa kavuştuğu bir dönemde Ruanda da sömürgeden kurtuluyordu. Süreç Ruanda’ya bağımsızlığını getirirken sömürge döneminde atılan ayrımcılık tohumları her geçen gün büyüdü. Ruanda’nın Belçika’nın hâkimiyeti altında bulunduğu dönemde ayrımcılığa maruz kalan Hutuların arasında yer alan birçok kişi intikam için fırsat kolluyordu. Ruanda’da 1962 yılında gerçekleştirilen referandum bağımsızlığın ilanını beraberinde getirdi. Bağımsızlığın ardından yapılan seçimleri ise ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ını oluşturan Hutular kazandı. Seçimin ardından Hutulardan teşekkül eden Ruanda hükümet güçleri, Tutsileri ülkeden gitmeye zorladı. Çıkan çatışmalarda yüzbinlerce insan hayatını kaybederken çok sayıda Tutsi civardaki ülkelere sığınmak zorunda kaldı.

SOYKIRIMA GİDEN SÜRECİ BAŞLATAN OLAY

1994’te yaşanan olay Ruanda Soykırımını başlatan sebep oldu. Takvim yaprakları 6 Nisan gününü gösterdiğinde Ruanda Devlet Başkanı Juvénal Habyarimana’nın faili ve nasıl gerçekleştirildiği tam olarak belirlenemeyen bir şekilde uçağı düşürüldü ve Habyarimana olayda hayatını kaybetti. Ruanda Devlet Başkanı’nın hayatını kaybettiği söz konusu olay sonucunda 800 bin kişinin hayatını kaybedeceği Ruanda soykırımı da başlamış oldu.

FRANSA’NIN SOYKIRIMDAKİ ROLÜ

6 Nisan 1994 günü yaşanan olayın ardından Hutular, Tutsilere karşı savaş başlattı. Hutuların gerçekleştirdiği katliam günden güne büyürken kan ve gözyaşı akıtmayı çok iyi bilen emperyalist Fransa da devreye girdi ve Hutulara destek sağladı. Öte yandan ortaya çıkan bir diğer bilgiye göre de soykırım öncesi sözde barış için bölgede olan Fransız askerleri aldıkları istihbaratları değerlendirmedi ve bölgeden ayrıldı. Yakın geçmişte Ruanda Soykırımı’na ilişkin yayınlanan raporlar da Fransa’nın soykırımdaki rolünü ortaya koydu.

FRANSA’NIN SOYKIRIMA DESTEĞİ NET

Fransa’nın Ruanda soykırımındaki rolüne ilişkin kamuoyuna çok sayıda bilgi sunulurken Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame de Fransa’yı suçladı. Kagame, 2014 yılında Ruanda soykırımı’na dair açıklamasında Fransa’nın rolünü net bir şekilde tespit ettiklerini dile getirdi.

Muslim Port Haber Merkezi | Bekir Sıtkı Şirin

İnsanlığa Fransız! Fransa’nın tarihinden kan, gözyaşı ve sömürü dolu kirli sayfalar

Afrika kıtasının ortasında yer alan Ruanda’da 1994 yılında insanlık tarihinin en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Tarihinde birçok kirli sayfa barındıran Fransa, Ruanda’da yaşanan soykırımda da başrolü oynadı. Sözde barış için bölgede olan Fransa, Hutulara destek vererek 800 bin Tutsi’nin katledilmesine önayak oldu.

İslam düşmanlığını devlet politikası haline getiren kan, gözyaşı, sömürü ve misyonerlik geçmişiyle Fransa’nın kirli tarihini ve bugün yaptığı sömürüleri masaya yatırdık. Geçmişten gelen düşmanlıkla alenen İslam’a, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V.) ve dolayısıyla tüm Müslümanlara savaş açan Fransa’nın tarihinde birçok soykırım ve katliam var. “Sömürgecilik” denildiğinde akla ilk gelen, hâlâ dünyayı ve özellikle Afrika’yı milyarlarca dolar sömüren Fransa, milyonlarca cinayete de imza attı.

Soykırım” kavramı üzerine araştırma yaptığınız takdirde Ruanda ve Fransa’nın karşınıza çıkmaması imkânsız. Ruanda tarihi süreç içerisinde sömürge faaliyetlerine maruz kalmış ülkelerden biri. Birinci Dünya Savaşı öncesindeki dönemde yaklaşık on beş yıl boyunca Almanya’nın yönetimi altında olan ülke, savaşın ardından Belçika hâkimiyeti altına girdi. Almanya’nın kontrolüyle sömürgecilik ile tanışan Ruanda’da Belçika’nın sömürge kurmasıyla birlikte devam eden süreçte soykırıma giden yolun kilometre taşları da döşendi.

ETNİK AYRIMCILIK PROPAGANDASI

Üç etnik kökeni barındıran Ruanda’da söz konusu farklı kimlikler yıllarca barış içerisinde yaşadı. Ruanda’da Belçika’nın sömürgeci faaliyetleriyle birlikte “etnik ayrımcılık” faaliyetleri de başladı. Ülkeyi daha rahat bir şekilde yönetme amacında olan Belçika, bu gayesinin çözümünü toplum içerisine “etnik ayrımcılık” tohumu ekmekte gördü ve Tutsilerin Hutulara kıyasla daha üstün olduğu tezini işledi. Hutuların Tutsilere göre daha aşağı bir ırk olduğunu savunan Belçika’nın faaliyetleri yıllarca barış içerisinde yaşamış iki ırkı birbirine düşman hale getirdi.

BELÇİKA GİTMİŞTİ AMA... AYRIMCI TOHUMLAR YEŞERMEYE BAŞLAMIŞTI

Dünya genelinde İkinci Dünya Savaşı’nın ardından sömürge faaliyetlerinin sayısı azalmaya başladı. Sömürüye uğrayan birçok ülkenin en azından kâğıt üstünde bağımsızlığa kavuştuğu bir dönemde Ruanda da sömürgeden kurtuluyordu. Süreç Ruanda’ya bağımsızlığını getirirken sömürge döneminde atılan ayrımcılık tohumları her geçen gün büyüdü. Ruanda’nın Belçika’nın hâkimiyeti altında bulunduğu dönemde ayrımcılığa maruz kalan Hutuların arasında yer alan birçok kişi intikam için fırsat kolluyordu. Ruanda’da 1962 yılında gerçekleştirilen referandum bağımsızlığın ilanını beraberinde getirdi. Bağımsızlığın ardından yapılan seçimleri ise ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ını oluşturan Hutular kazandı. Seçimin ardından Hutulardan teşekkül eden Ruanda hükümet güçleri, Tutsileri ülkeden gitmeye zorladı. Çıkan çatışmalarda yüzbinlerce insan hayatını kaybederken çok sayıda Tutsi civardaki ülkelere sığınmak zorunda kaldı.

SOYKIRIMA GİDEN SÜRECİ BAŞLATAN OLAY

1994’te yaşanan olay Ruanda Soykırımını başlatan sebep oldu. Takvim yaprakları 6 Nisan gününü gösterdiğinde Ruanda Devlet Başkanı Juvénal Habyarimana’nın faili ve nasıl gerçekleştirildiği tam olarak belirlenemeyen bir şekilde uçağı düşürüldü ve Habyarimana olayda hayatını kaybetti. Ruanda Devlet Başkanı’nın hayatını kaybettiği söz konusu olay sonucunda 800 bin kişinin hayatını kaybedeceği Ruanda soykırımı da başlamış oldu.

FRANSA’NIN SOYKIRIMDAKİ ROLÜ

6 Nisan 1994 günü yaşanan olayın ardından Hutular, Tutsilere karşı savaş başlattı. Hutuların gerçekleştirdiği katliam günden güne büyürken kan ve gözyaşı akıtmayı çok iyi bilen emperyalist Fransa da devreye girdi ve Hutulara destek sağladı. Öte yandan ortaya çıkan bir diğer bilgiye göre de soykırım öncesi sözde barış için bölgede olan Fransız askerleri aldıkları istihbaratları değerlendirmedi ve bölgeden ayrıldı. Yakın geçmişte Ruanda Soykırımı’na ilişkin yayınlanan raporlar da Fransa’nın soykırımdaki rolünü ortaya koydu.

FRANSA’NIN SOYKIRIMA DESTEĞİ NET

Fransa’nın Ruanda soykırımındaki rolüne ilişkin kamuoyuna çok sayıda bilgi sunulurken Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame de Fransa’yı suçladı. Kagame, 2014 yılında Ruanda soykırımı’na dair açıklamasında Fransa’nın rolünü net bir şekilde tespit ettiklerini dile getirdi.