Balkanlar

Volimo te Alija / Seni Seviyoruz Aliya

19 Ekim 2020 16:58

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç vefatının 17. yılında rahmetle yâd ediliyor.

Muslim Port Haber Merkezi

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç Rabbine kavuşmasının 17. yılında tüm dünya Müslümanları tarafından yine hayır dualarla yâd ediliyor.

Bosna Müslümanlarının bağımsızlık mücadelesinin simge ismi olan ve hayatını İslam’a ve ülkesinin bağımsızlığına adayan Aliya İzzetbegoviç’i hayırla yâd ederken, Bilge Kral’ın Müslümanlara emaneti olan Bosna’da sinsi oyun tüm hızıyla sürüyor. Türlü ayak oyunlarıyla Avrupa’nın göbeğindeki Müslüman Boşnakları yok etmeye çalışan Haçlı ittifakı bu çirkin emelinden vazgeçmiş değil. İhanete uğrayan Bosna gün geçtikçe O’nu daha fazla özlüyor…

Bosna’da Savaş Bitmedi

Yaşadığı bütün zorluklara rağmen halkına bağımsız bir devlet bırakmayı başaran ve derin bilgi birikimine sahip “Bilge Kral” Aliya İzzetbegoviç, ebediyete intikalinin 17. yıl dönümünde ülkesinde özlemle anılıyor. Bosna için destansı bir mücadele ortaya koyan Aliya’nın vefatının üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen, Boşnak Müslümanların savaşı halen bitmedi. Sırpların çeşitli oyunlarla Müslümanları yok etme çabası hâlâ sürüyor.

 Müslümanları Yok Etme Çabası Sürüyor

Yaşadığı bütün zorluklara rağmen Bosna-Hersek’i bağımsız bir devlet yapmayı başaran, en zor anında halkının bir ‘’baba’’ gibi etrafında kenetlendiği, derin bilgi birikimiyle ‘’Bilge Kral’’ adıyla anılan Aliya İzzetbegoviç, ebediyete intikalinin 17. yıl dönümünde ülkesinde özlemle anılıyor. Bosna-Hersek’in batısındaki Bosanski Şamac kentinde, 1925 yılında dünyaya gelen ve babaannesi Üsküdarlı bir Türk olan Aliya İzzetbegoviç, II. Dünya Savaşı boyunca faşist ve çetnik ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı mücadele etti. İzzetbegoviç, II. Dünya Savaşı yıllarında Boşnakları yaşanan biyolojik ardından da manevi soykırımdan korumak için Mladi Müslümani (Genç Müslümanlar) isimli, kolej ve üniversite öğrencilerinden oluşan teşkilatın kurucusu oldu.

s-0bc88be3a6cec03ce3dae5bc481f7ea219425fde.jpg

İlk kez 1946 yılında tutuklandı ve 1949 yılına dek hapiste kalan İzzetbegoviç, daha sonra 1970’li yıllarda kaleme aldığı “İslâm Manifestosu” adlı bildirgesiyle dikkatleri üzerine çekti. İslâm coğrafyasındaki tüm Müslümanlara “İslâm Manifestosu” ile hitap eden İzzetbegoviç, öncelikli olarak özgürlük, İslâmi düşüncenin çağımızda yeniden canlandırılması ve yaygınlaştırılması, günümüz Müslümanlarının vahim durumunun iyileştirilmesi, Batı ile İslâm dünyasının ilişkisi, yeni bir medeniyetin nasıl inşa edileceği gibi konuları bu bildirgesinde derinlemesine işliyordu. 

14 Yıl Hapis Yattı

Eski Yugoslavya döneminde, “İslâm Manifestosu” nedeniyle, “bölücülük”, “İslâmi devlet kurma” gibi suçlamalarla 12 Bosnalı aydınla birlikte 1983 yılında yargılanan Aliya İzzetbegoviç, 14 yıl hapis cezası aldı. Foça kentindeki cezaevinde zor koşullarda hapis hayatını sürdüren Aliya İzzetbegoviç, 1988 yılının sonunda Yugoslavya hükümetinin ‘’sözlü muhalefet sebebiyle cezalandırılan bütün mahkumların serbest bırakılması’’ kararıyla hapisten çıktı ve “ateşten gömleği” giydi. Aliya İzzetbegoviç, Boşnakları kendi öz vatanlarında aşağılık duygusundan kurtarmak, siyasi arenada etkili olmalarını sağlamak ve ülkedeki diğer etnik unsurlarla birlikte “bir arada yaşamın en güzel örneğini göstermek” amacıyla, 27 Mart 1990 tarihinde Demokratik Eylem Partisi’ni (SDA) kurdu. Yugoslavya’yı oluşturan 6 Cumhuriyetten biri olan Bosna-Hersek’te 18 Kasım 1990 tarihinde yapılan ilk çok partili seçimlerde Aliya İzzetbegoviç’in genel başkanlığını yaptığı SDA, parlamentodaki toplam 240 milletvekilliğinden 86’sını kazanarak, seçimlerden güçlü çıktı. Aliya İzzetbegoviç, önce Slovenya’nın, ardından Hırvatistan’ın Yugoslavya’dan bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, “ya bağımsızlığı tercih edip bir bedel ödeyecek ya da o zamanki Yugoslavya’nın devlet başkanı olan Slobodan Miloşeviç’in ırkçı yönetimi altında kalacaktı”. Aliya İzzetbegoviç, bu zor durumu her zaman büyük saygı duyduğu halkının tercihine bıraktı ve 29 Şubat ile 1 Mart 1992 tarihlerinde ülkede referandum yapıldı. Halkın yüzde 63’ü referanduma katıldı ve Bosna-Hersek’in özerkliği ve bağımsızlığı lehine oy kullandı, ancak Sırplar referanduma katılmadı. Referandumun ardından AB, 6 Nisan’da, ABD ise 7 Nisan 1992’de Bosna-Hersek’in bağımsızlığını tanıdı. Aynı gün, Bosnalı Sırpların siyasi lideri ve halen Lahey’deki uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanan vahşi Radovan Karaciç ile Lahey’de yargılanırken 2006 yılında ölen Slobodan Miloşeviç, Bosna-Hersek’e karşı büyük bir savaş ve katliam başlattı.

Dünya Müslüman Katliamını Görmezden Geldi

Hızla gelişen savaş sürecinde, Bosna-Hersek Başkanlığı, Bosna-Hersek Cumhuriyeti ordusunu ve savaş hükümetini kurma kararı aldı. Kısa sürede organize olan Boşnaklar, merhum Aliya İzzetbegoviç’in etrafında kenetlenerek, onunla birlikte bağımsızlığın ağır bedelini ödemeye başladı. Bugün Suriye’de yaşananların daha beteri 1990’lı yıllarda Bosna’da yaşanırken, dünya Avrupa’nın ortasındaki katliamları görmezden geliyordu.

Evler, camiler, tarihi eserler yıkılırken, insanlar toplama kamplarında işkenceye tabi tutulurken, kadınlar sistematik tecavüzlere uğrarken, o acı yıllarda Devlet Başkanlığı görevini yürüten Aliya İzzetbegoviç, başkalarının ibadet yerlerine, sivillere, kadınlara asla dokunulmaması yönünde birliklerine emir veriyordu.

Birleşmiş Milletler’in sözde ‘koruması’ altındaki Srebrenitsa’da Sırplar soykırım işlerken Aliya İzzetbegoviç, direncini kaybetmiyor, halkına sabır ve direnmekten başka bir şeyin sözünü dünyanın ilgisizliğinden dolayı veremiyordu.

Avrupa’nın en büyük 4’üncü silahlı gücüne sahip Yugoslav ordusunun 3 yıl boyunca dize getiremediği Boşnaklar, savaşın lehlerine dönmeye başlaması üzerine uluslararası toplumun bakısıyla 1 Kasım 1995 tarihinde imzalanan Dayton Antlaşması ile Bosna Hersek’in sınırlarını korumayı başardı. Halkına uluslararası arenada tanınan bir devlet ve bayrak bırakan Aliya İzzetbegoviç, sağlık durumu kötü olmasına rağmen, savaştan sonraki dört yıl boyunca da savaşın yaralarının sarılmasına ve ülkenin kalkınmasına önemli katkılarda bulundu.